Ana Sayfa | Çıraklık Halleri | Aktivistlik karın doyurur mu?

Bölümler


Aktivistlik karın doyurur mu?

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Aktivistlik karın doyurur mu?

Kimileri ona ‘loser ikonu’ diyor. Başarılı bir lise hayatının ardından terk edilen tıp fakültesi ve sonrasında gazeteciliğe uzanan bir mesleki kariyer… Oysa Türkiye onu aktivist olarak tanıyor

İşte genç – 07.12.09
Canberk Beygova
Galatasaray Üniversitesi Öğrencisi
canberkbeygova@gmail.com

Fenerbahçe’nin üç kez üst üste şampiyon olmasını adaletsiz olduğunu düşündüğü için istemeyen, Okan Bayülgen’in “Senin Hikayen” programında ‘Hoşgeldiniz, siz deli misiniz?’ demesine ‘yoo’ diye cevap verecek kadar samimi ve tüm bu samimiyetiyle kendini, zamanını eylemlere, protestolara vakfeden bir adam Ahmet Vehbi Şafak. Türban eylemlerinden Amerikan karşıtı gösterilere kadar haklı olduğuna inandığı herkesin yanında yer alan ‘tam zamanlı aktivist’ Şafak’la konuştuk. Eğitim hayatından gazetecilik deneyimine, oradan da gelecek eylem planlarına uzandık.

Lise hayatınıza bakıyoruz, mükemmel. Önce İstanbul Erkek Lisesi, sonra da Atatürk Fen Lisesi. Buralarda okuyanlar genellikle 'cici çocuk' oluyorlar, sizi tam zamanlı protestocu olmaya neler yöneltti?

Ortaokulu ve liseyi Adapazarı'nda ailemin yanında okumayı tercih ederdim. İsimli-meşhur okulların hiçbir ekstra faydası olduğuna inanmıyorum. İstanbul Erkek için ‘cici çocuk’ tanımlaması kısmen geçerli olsa da fen lisesi öyle değildi. Daha mazbut bir ortam vardı. Bir de lisenin yanı başında Marmara Üniversitesi Göztepe kampusu vardı ki politik açıdan çok hareketli bir yerdi. Ama benim siyasi konulara alakam biraz da Adapazarı'ndaki İslami çevrelerle olan münasebetimdendi. Babam da o yıllarda hızlı Refah Partiliydi. Dolayısıyla panel, konferans vs. sürekli gidip geliyordum.

Lisede nasıldı durum; disipline giden öğrencilere destek, düşük sözlü notlarına karşı protestolar filan?
Lise hayatımda idareye karşı hiçbir şey olmadı. Hatta fen lisesi idaresi çok hoşgörülüydü. Birçok haylazlıklarımıza göz yumdular, idare ettiler. Ama lise sonda öğrenci kimliğimiz için doldurduğumuz formda bir grup arkadaşla 17 olan yaşımızı 19 gösterdiğimiz için disipline gittik. Hak ettiğimiz cezayı aldık. Diplomaya da geçti. Davranış notumuz düşürüldü. Hatta bu cezadan dört sene sonra hapiste avukatımla görüşürken öğrenmiştim bunun ''resmi evrakta sahtekarlık'' kapsamında GBT’ye (genel bilgi tarama) bile geçtiğini. Ama bir daha karşıma çıkmadı hiç. Belki de GBT'mde duruyordur ama resmi bir işe, memuriyete falan başvurmadığımdan negatif etkisini yaşamadım.

Peki üniversite hayatı?
Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampusu Türkiye'de okunabilecek en güzel yerlerden biriydi. Ağaçlar, kuşlar, çiçekler, alçak ve birbirinden uzak binalar… Politik konularda da fazla bir gerginlik hatırlamıyorum, yürüyüşler falan olaysız geçerdi. Beş sene boyunca Kürtçe seçmeli eğitim dilekçesi ve YÖK protestosu dışında kitlesel ceza alınan bir olay hatırlamıyorum.

"Oğlum fen lisesindesin, mühendis olsana", "İEL'desin, geç devlete" gibi aile tacizi olmadı mı hiç? ÖSS'den gelen puan kadar meslek seçiminde de bizi savuran bir şeydir aile sonuçta.

Eğitim hayatımda ailemden çok çektim. Beni 11-12 yaşında yatılı yollamaları çok yanlıştı. Sürekli ağlamama rağmen beni oradan Adapazarı'na almamaları daha da büyük yanlıştı. Daha sonra kurtulmak için çok çalışıp fen lisesine geçtim. Ruhsal olarak çok rahatladım. Lise sonda arkadaşlarımın da etkisiyle ailemden habersiz yazdığım bir yeri kazandım. Annem kızınca kayıt bile olmadan tıp için dershaneye başladım. Edirne Tıp'ı kazandım. Üç ayda tıbbı yapamayacağımı anladım ve annemin karşı çıkmasına rağmen babama yalvararak bıraktım. Adapazarı'na dönüp dershaneye başladım, sözelci oldum. Ama Sakarya Üniversitesi'nin tüm sözel bölümlerini 2. öğretimleri de dahil olmak üzere yazdım ve hiçbirini kazanamadım. Adapazarı'nda bir arkadaşım Eskişehir İletişim'in test ve mülakatla öğrenci aldığını söyledi. Derhal şartları öğrenip Eskişehir’e gittik ve bu sayede hayatımın okuluna kavuşmuş oldum. Üniversiteyi bitirdikten iki sene sonra yine kendi okulumda doktoraya başladım. Ortalamadan atıldım, askere gidip döndükten sonra af çıkınca babamlar baskı yaptı ve doktorayı bitirmek üzere yine okula döndüm ama çok zor geliyor. Sanırım bitiremeyeceğim ve bir defa daha babamlarla aramda kriz çıkacak. Şu sıralarda doktoradan atılmadan önce girebileceğim bir iş bulmaya çalışıyorum.
Yani kısaca lise sona kadar onlar beni çok üzdü, sonra ben onları biraz üzdüm.

Başınıza şimdiye kadar ne kadar iş aldınız? 'İçeri tıkılmak'tır, 'Haydar'la müşerref olmaktır?

Uç -radikal-illegal gruplardan ziyade legal-yarı legal gruplarla takıldığımdan bunca senedir başıma ciddi bir şey geldiği söylenemez. 93'te Adapazarı'nda gözaltı, 98'de İstanbul’da gözaltı ve tutuklanma. 40 gün Bayrampaşa'da kalmıştık kardeşimle.

Bir de tüm bunların ardında gazetecilik maceranız da var.

Gazeteciliği bitirdim ama düzenli bir gazetecilik hayatım olamadı. 2006'da Adapazarı'nda bir yerel gazetede kısa süre köşe yazarlığı, bir de sağ olsun okuldan bir arkadaşım sayesinde 2008 yılında Taraf Gazetesi'nde üç ay süren spor yazarlığı. Anadolu futbolu ve tribünleri üzerine kısa kısa haber-yorum tarzı bir köşeydi.

Peki bundan sonra ne yapacaksınız? İlk pankart neye karşı kalkacak?
Münevver Karabulut eylemlerinde tanışan bir grup olarak (Rıza Kızıltaş, Ceylan Tapan Doğru, Dinçer Ünkan) trafik kazası, cinayet, kayıp vs gibi güncel adli konularla alakalı facebook'ta ''Adalet arıyoruz'' diye bir grup kurduk. Belki ocak ayının ikinci haftası Sinem Yalçın'ın alkollü bir sürücü tarafından emniyet şeridinde ezilerek öldürüldüğü yerde, kazanın yıldönümünde bir basın açıklaması düşünüyoruz. Bunun dışında aklıma yatan tüm siyasi eylemlere katılmaya çalışıyorum.

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0