İŞTE GENÇ: Bir koltukta iki karpuz taşımak! Bir koltukta iki karpuz taşımak! ================================================================================ editorb on 12 April, 2010 05:30:00 işte genç – 12.04.10 Canberk Beygova canberkbeygova@gmail.com Rüya Polat, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf öğrencisi. Ancak Rüya’yı anlatmak için uzun ve bize göre cümleler kurmak gerekiyor. Zira o yaşından büyük işler yapıyor. Adeta bir koltukta iki karpuz taşıyor. Ancak bundan hiç şikayetçi değil. Hatta Rüya’da koltuğunun altına bir karpuz daha koyma potansiyeli gördüm. Doğrusu sorarken iyiydi de cevapları alırken ben de şaşırdım, bir bakın aşağıda neler var neler. İTÜ'de kimya mühendisliği okuyorsun. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik Meclisi'nde Dış İlişkiler Komisyonu‘ndasın. TÜBİTAK peşinde, bir yandan bilimsel araştırmaların var. Bu arada kendin için ne yapıyorsun? Söylediklerinin hepsini zaten kendim için yapıyorum. Ama yaptıklarımı tercih ederken, sadece kendime değil, toplum için de bir şeyler yapabilme isteğimi dikkate aldım. Hepsinden ayrı ayrı o kadar keyif alıyorum ki, bu tempoya da alıştım, daha az yorgunluk hissediyorum. Ama kimi zaman çok fazla şey düşünmek zorunda oluyorum, özellikle dersler beni çok huzursuz ediyor. Bu noktada da beni rahatlatacak, stresimi atacağım kurslara gidiyorum. Bu sene diksiyon kursuna katıldım, terapi gibiydi benim için. Haftanın akışına kendinizi kaptırınca ve planlı olunca ve keyif aldıkça, işler ne kadar çok olursa olsun hepsine zaman yetiyor. Herkes vakitsizlikten şikayet ediyor oysa? Bir haftaya bir çok şeyi sığdırmaya çalışıyorum. Çoğu zaman başarılı oluyorum bu konuda ama sınıfım ilerledikçe çok büyük zaman problemi yaşıyorum. Bu noktada da uykudan kısıyorum ama açıkcası çok büyük korkularım var. Önümüzdeki yıllarda nasıl olacak diye, çünkü sadece okul değil, diğerleri de ağırlaşıyor, sorumluluklar artıyor. Şikayet etmem, hayatımdan memnunum ama itiraf ediyorum; sabah uyandığımda yapacak hiçbir işimin olmadığı bir günüm olsun isterdim. İBB Gençlik Meclisi ve oradaki görevin hakkında biraz bilgi verebilir misin? Gençlik Meclisi 19 Mayıs 2005’te gönüllülük esasıyla kurulmuş. İstanbul gençliğini ulusal ve uluslararası platformlarda temsil eden bir öğrenci kuruluşu. Amac, gençlerin potansiyellerini, yetenek ve dinamizmini bir araya getirerek, onları daha aktif, katılımcı, üretken, yenilikçi ve toplumsal sorunlara duyarlı bireyler olarak söz sahibi olmalarını sağlamak. Ben, dış ilişkiler ve turizm komisyonundayım. Uluslarası projeler üretiyor, komisyondaki diğer arkadaşlarla birlikte proje yazıyorum bunun organizasyonuyla ilgileniyorum, yurtiçinde ve yurtdışında konferanslara temsilci olarak katılıyorum. Nasıl başladın oraya, orada çalışmak için neler yapmalı hevesliler? Gençlik Meclisi‘nin, öğrenci kulüpleri platformununu takip ediyordum. Yazın, meclisin 3‘üncü dönemi için seçimler olduğunu öğrendim. İnternet‘ten başvurdum, mülakatlara girdim ve seçildim. 14 yaşından beri çeşitli organizasyonlarda görev alıyorum, bunlarla kendimi tanıdım, neler yapabileceğimi anladım, bir ekiple çalışmanın ve insanları eğlendiren veya onlara bir şey katan projeler yapmanın mutluluğunu tattım. Fakat hep daha fazlasını düşündüm, daha profesyonel bir ekip, daha büyük projeler, daha büyük kitlelere hitap etmek. İşte bu noktada Gençlik Meclisi’nde aradığımı buldum, hatta gün geçtikçe daha fazlasını bulduğumu görüyorum. Gençlik Meclisi‘nde bulunmak, yapılan proje ve organizasyonlarda görev almak veya kendi projeni hayata geçirmek için hevesli olmak yeterli. Orası tüm gençliğin meclisi, şu an asil üye sayısı belirli olsa da -ki bu formalite- birçok gönüllü üyemiz var ve oldukça aktif çalışıyorlar. Yani herkes eşit. Gençlik Meclisi’nin kapısından girdiğiniz an, oranın bir parçası oluyorsunuz, bunun için de yeni katılımcılara, meclisi ve komisyonları tanıtan oryantasyonlar düzenleniyor. TÜBİTAK onaylı projen(iz) nedir, ne üzerinde çalışıyorsun(uz)? Projeler üzerinde genel bilgi vereceğim. Üniversitemizde, hocamız Yrd. Doç. Dr. Ramazan Kızıl önderliğinde yapılan, TÜBİTAK destekli araştırmalarda, ikinci sınıf öğrencisi olarak yardımcı oluyorum, konuyla ilgili konferanslara katılıyor bilgi depoluyorum. Ama çok yakın zamanda, gıda alanında yenebilen kaplamalar“ üzerine yapılacak deneylere, partnerimle başlayacağız. Asıl projemiz ise nanoteknoloji üzerine, bu projeye başlamak için henüz daha zaman var… Bu ağır şeylerin yanında bana keyifli gelebilecek bir aktiviten de var: ITSFF. Anlatsana biraz… Evet, gerçekleştiğinde katılan, duyan bilen, takip eden herkese çok eğlenceli gelecek bir proje ITSFF yani International Teen Shorts Film Festival. Bu proje benim gerçekten en zevk aldığım çalışma. Çünkü içeriği olsun, çalıştığım ekip arkadaşlarım olsun herşey çok eğlenceli. Daha önceden ekipteki arkadaşlarımızın birkaçının yaptığı kısa film yarışmasının uluslararası boyuta taşınması fikriyle başladı. Kültür Sanat Girişimleri Derneği olarak projenin basvurusunu yaptık, fon aldık ve çalışmalara başladık. 13-19 yaş gençlerin, çektikleri kısa filmlerle, belirli katagorilerde yarışacakları bir platform oluşturduk. Jüride süpriz isimler var. Yarışma yerine festival dememizin sebebi, yurtdışından gelecek olan misafir yönetmenlerin filmleri için yapılacak özel gösterimlerin, yine bir çok ülkeden alınacak daha önce gösterilmemiş filmlerin de bu festival dahilinde olması. Ayrıca festival boyunca çeşitli aktiviteler, partiler de tüm yaştan gençlere, sinemaseverlere harika dakikakalar yaşatacak. Çalışmalar ivme kazandı, www.itsff.org adresinden takip edebilirsiniz. Festivalin ağustos veya eylül ayında gerçekleşmesi planlanıyor. Peki ilerde meslek olarak ne yapmak istiyorsun? Özellikle son yılları düşünürsem, gelecekle ilgili bir kesinlikten bahsedemem. Ben, yaşamda çok büyük tesadüflerle ve şansla karşılastım, dediğin gibi bir yerlere savruldum ve bu süreç güzel bir şekilde devam ediyor. Ama ulaşmak istediğim nokta belli, izlediğim yolda da çok büyük sapmalar yok, yaptığım tüm bu şeylerle, kazandığım özellikleri ve bilgilerimi kullanabileceğim hayal ettiğim bir noktaya geleceğim. Okuduğum bölümde de kendimi doğru yerde hissetmem, mutlu olmam biraz geç anlamış olsam da, hayatın beni çok güzel bir yöne koyduğunu gösterdi. Bu sebeple mesleğimin de, eğitimini aldığım alanda olmasını istiyorum. Tabii iş hayatında bu kadar çok parçaya bölünüp farklı şeylerle ilgilenebilecek miyim, pek sanmıyorum, ama kendimi tanıyorum. Sınırları zorlayıp çok şey yapmaya çalışacağım, çünkü ben bir hafta boyunca yaptığım herşeyin bütünüyle benim ve şu an ilgilendiğim bu farklı şeylerin herhangi birinden kopabileceğimi sanmıyorum. Canberk BEYGOVA canberkbeygova@gmail.com