Ana Sayfa | Çıraklık Halleri | Çoçuk hakları bu gençten sorulur

Bölümler


Çoçuk hakları bu gençten sorulur

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Çoçuk hakları bu gençten sorulur

13 yaşında UNICEF İstanbul temsilcisi, 17 yaşında da Çocuk Network Ağı’nın koordinatörlüğüne seçildi. Rıfat Cankat, kariyerini de bu tutku yolunda belirleyip Galatasaray’da hukuk okuyor.

işte genç – 02.11.09
Canberk Begova
Galatasaray Üniversitesi / Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü

Rıfat Cankat, lise arkadaşım ama okulun ilk yılında birbirimizden haberimiz yoktu. Benim Rıfat’ın varlığına uyanmam, onun arkadaşlarıyla derslerden izin alıp elini kolunu sallayarak çıkması – ki bunu sık sık yapıyordu- sayesinde oldu. Belli ki bu çocuk derslere girmemek için uygun bir yol bulmuştu. Tebrik bahanesiyle durumu öğrendim; Rıfat’ın izinler validen geliyordu. Evet evet, bildiğiniz İstanbul Valiliği’nden. ‘Vay be’ dedim, ‘Demek dersten kaçması için de arkası olması lazım insanın bu ülkede’. Meğer Rıfat İstanbul Çocuk Hakları Komitesi’nin başkanıymış ve kendi kendinin arkasıymış. Beş sene çekilen İstanbul Erkek Lisesi’nde aynı sınıfa düştüğümüz yetmiyormuş gibi, aynı kızdan veto da yedik. Bu röportaj vesilesiyle Alize’nin de kulaklarını çınlatmak istedik. Alize bak biz fena muhabbetlerdeyiz!

UNICEF ve İÇK hakkındaki bilgilerini ilk ne zaman ve nasıl edindin?
Çocuk hakları çalışmalarına 2000’de 1. İstanbul Çocuk Kurultayı’nda başladım. Türkiye’de çocuk hakları yeni bir konuydu, kurultaya kadar kimsenin çocuk haklarından haberi yoktu. Kurultayda ve sonrasında bize yardımcı olan uzmanlar sayesinde çok az çocuğun düşünebileceği şeylere ulaştım. Gözlemci olarak gittiğim toplantıdan İstanbul temsilcisi olarak döndüğümde 13, UNICEF Çocuk Network Ağı’na koordinator olarak seçildiğimde 17 yaşındaydım. İÇK bizimle beraber doğdu ve büyüdü aslında. İlk bilgilerin fakslar halinde geldiği günleri hatırlıyorum. Tabii o zamanlar komite yoktu. Zamanla gelişen çocuk hakları konusu ve bilinçli insanlar sayesinde bir hayal olan çocuk komiteleri faaliyete geçti.

Neden 'Bu işte olmalıyım!” diye düşündün?
Başta düşünmedim; haklarla iç içe olduğum birkaç yıldan sonra kesinleşti bir şeyler. Onlara sıkı tutununca bırakamadım tabii ki. Hep büyüyünce bırakacağımı düşündüm. Planlarımız arasında korunması gereken başka şeyler de var artık; kesinlikle sırtımı dönemem yapılanlara.

İlk başladığın gün aklında olanlardan ne kadarını başardın?
Geriye dönüp baktığımda başaramadığım için üzüldüğüm bir proje yok. Gene de yapılanlardan fazlasını yapmış olmak isterdim. Daha iyi bir sistem ile senede iki bin öğrenciden fazlasını eğitmiş olabilirdik. Eğitimlerden daha iyi birer eğitimci olarak çıkıyorduk. Beni en mutlu eden çalışma; 2000 yılındaki kurultayı, 2009 yılında 2. İstanbul Çocuk Kurultayı adıyla tekrarlamamız oldu. Kurultay, çalışarak geçen senelerin ardından biricik gururumuz.

Görevin esnasında 'Bu kadarına da pes!' dedirten şeyler yaşadın mı?
İstanbul’un ortasında bambaşka bir dünya bulabiliyorsunuz eğitim vermeye gittiğinizde. Her yerde insanlar sıcak, her yerde insanlar sizi sevgiyle dinliyorlar. Ama siz gözlerde farklı ışıklar görüyorsunuz. Umudun anlamının ilçe ilçe fark ettiğini anlıyorsunuz. Bu kadar büyük bir şoka hazır değilseniz –ki ben ve arkadaşlarım kesinlikle hazır değildik- işte o zaman pes diyorsunuz!

Vali izniyle izin alıp derse girmemek iyi de devletimin güzel bürokrasisi hiç mi canını sıkmadı?
Şüphesiz herkesi sıkardı. Ancak biz devletin içindeki en iyi insanla çalışıyorduk. Sıkıcı bürokrasi dediğimiz şeyler, bu konularla ilgili SHÇEK Şube Müdürü’nün sorumluluğundaydı. Birlikte geçen seneler öyle bir güven oluşturdu ki bürokrasi bize bulaşmadı.

18'i bitirince görevin bitti. Sırada ne var?
Önceliğim İÇK’ya destek. İldeki kamu kuruluşlarının ve bazı STKların temsilcilerinden oluşan İl Çocuk Hakları Yetişkin Komitesi’ne üye olup çocuklarla kurum yetkilileri arasındaki iletişimi güçlendireceğim. Derslerden vakit bulunca, dernek çalışmalarına başlayacağım. 2009’da parçası olduğum ekiple eskisi gibi aktif çalışamazsam kendimi başarısız sayarım.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndesin. Üstelik dereceyle girdin buraya. Nasıl beraber yürüttün?
İşimi sevdim; çalışmak problem olmadı. Ancak sırrım ekibimin iyi olmasıydı. Biz hep en iyi şirketten daha iyi organize olmak istedik. Buna hırsın olmadığı bir çalışma ortamını da ekledik. Bir aile gibi attık adımlarımızı. Muhteşem bir ekip olduk ve hepimiz iyi bir üniversiteye girmeyi başardık.

Neden hukuk? Burada elde edeceğin birikimi nerede kullanmak istersin?
Yasalardan oluşan paralel bir dünya var diye düşünüyorum ben. Kuralları bildiğin zaman sonsuz sayıda şeyi iyiye doğru değiştirebileceğim bir dünya. Yapacağım her değişikliğin etkileyeceği ise gene bizleriz, bu dünyada yaşayan milyarlarca insandan oluşan “biz”.

Başkan olduğun ilk zamanda 'Uzay bilimcisi olmak istediğini' söylemişsin, o zamandan bu yana neler değişti kafanda da buraya kadar geldin?
O kadar çok şey değişti ki bir zamanlar uzay bilimcisi olmak istediğimi bile hatırlamıyorum. Ama en önemlisi: Büyüdüm. İstesem de istemesem de bir şeyler yaşadım ve bazen mutlu bazen hüzünlü, bazen güçlü bazen yorgun oldum; en sonunda da büyüdüm.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0