Ana Sayfa | Çıraklık Halleri | Hobisi endüstri mühendisliği

Bölümler


Hobisi endüstri mühendisliği

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Hobisi endüstri mühendisliği

Yedi göbek müzisyen bir aileden gelen Baturay Yarkın, yoğun geçen müzik kariyerinin yanında endüstri mühendisliği okuyor. Hedefi ise dünyaya yerel müzikle dolu bir proje hediye etmek

işte genç – 26.04.10
Canberk BEYGOVA
canberkbeygova@gmail.com

Bu söyleşiyi okuyup, “mühendislik kökenli yeni bir müzisyen mi doğuyor” diye sorabilirsiniz… Belki de haklısınız. Yazının kahramanı Baturay Yarkın Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde birinci sınıf öğrencisi. Aklınıza gelen diğer sorunun cevabıysa evet, Ferda Anıl Yarkın’ın yeğeni. Mühendislik kendi kendine devam ederken Baturay bir yandan konser veriyor, ülke ülke gezip yarışmalara giriyor, derecesini de alıp geliyor. Bütün bunları Türk Ritm Grubu’nda yapıyor ama sandığınızın aksine o arkadaşlarına göre hobi olsun diye mühendislik okuyanlardan. Hiç de kıskanmıyorum tabii ki, bakın sohbet bile ettim, aşağıda duruyor!

Ailenin etkisi kuşkusuz ama müzikle ilgili her şey nasıl başladı?

Altı yaşındayken İstanbul Üniversitesi Devlet konservatuarı sınavına girip Piyano bölümünü birincilikle kazandım. Tabii o yaştaki çocuk nerden bilsin sınavı falan. Ailenin etkisi büyük oldu, müziğin içinde olmaları büyük şanstı. Piyanoya başlayan her çocuk gibi klasik bir eğitimden geçtim. O yaşta girince yarı zamanlı okumak zorunda, yani iki okula gitmek durumunda kaldım. Şu anda yarı zamanlı piyano eğitimimde son senemi yaşıyorum. İlk yıl girdiğimizde sınıfta otuza yakın kişiydik fakat şimdi iki kişi bu bölümü bitirebiliyor. Kimsenin gözünün yaşına bakmadıkları için uzun yıllar çalışma gerektirdi. O yüzden bu sene bitirip rahatlamak istiyorum. Okuldaki hocalar sadece klasik müzik yapmamızı istese de herkes gibi ben de şikayetçiyim bu durumdan.

Neden şikayetçisin?
"Sadece klasik müzik" mantığına karşıyım. O yüzden okul dışında bir şeyler yapanlar çoğu kez mezun olana kadar sessiz yapmak zorunda. Acı ama gerçek.

Peki uzun yıllar süren bu çalışma sırasında neler yaptın?
Her sene 9-10 öğrenci konseri oluyordu. Sene sonunda Işık Üniversitesi Maslak Kampüsü’nde konser veriliyordu. Bunun dışında 12 yaşındayken Manastır’da Atatürk’ün Askeri Lisesi’nde 3.Avrupa Genç Piyanistler Yarışması yapıldı, hocam Meral Yapalı’yla birlikte düştüm yola.  Avrupa üçüncüsü oldum. Ünlü Rus piyanist, aynı zamanda jüri başkanı Andre Diev tekniğimin çok iyi olduğunu söylemişti ama o zaman ciddiye almıyordum bu işleri.

Sonra ne oldu da ciddiye aldın? Daha doğrusu buna kaptırmışken kendini nasıl mühendislik okumayı da göze alacak kadar arada kaldın?
İki yıl sonra Almanya’da katılacağım bir yarışmadan bir ay önce parmağım kırıldı ve bu yüzden yarışmaya katılamadım. Benim için geleceğe bakışımın da kırılma noktası oldu bu. Müziğe ağırlık yine veriyordum konservatuar sayesinde ama lisedeki ortam da beni aldı çekti kendine. Çok düşündüm ÖSS’ye gireyim mi, tam zamanlı konservatuara mı gideyim diye. Sınava girerken seçmek istediğim bölümlerle ilgili hiçbir düşüncem yoktu, çünkü içimde hala müzik vardı. Endüstriden başka mühendislik de düşünmüyordum açıkçası. Önceki yılki puanlara göre tutmamasına rağmen Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ni yazdım, tıp da hiç istemiyordum. Sınav kötü geçseydi benim kararım zaten belliydi, konservatuardaydım şimdi.

İş Sanat'taki konserinden ve çalıştığın ekipten bahsedebilir misin?
Yarkın Türk Ritm grubuna 16 yaşında katıldım. Grup 93’te babam Fahrettin Yarkın ve amcam Ferruh Yarkın tarafından kuruldu. İş Sanat’taki son konserde Ritm grubu ev sahipliğinde konuk sanatçılar Ferda Anıl Yarkın ve Erkan Oğur’du. Her sene bir kere İş Sanat’ta konser veriyoruz, hepsinin konsepti farklı oluyor. Mesela geçen yıl Balkanların ünlü grubu Koçani ve Serkan Çağrı konuktu. Ondan önce de grup Rabasa'yı konuk ettik hem İş Sanat’ta hem de CRR’de. Onun dışında sene içinde çeşitli kültür merkezlerinde çalıyoruz. Mesela geçen 8 Nisan’da Altunizade Kültür Merkezi’ndeydik.  Herkes çok samimi olduğu için işler de yolunda gidiyor. Kendimi ve yakınımdakileri hiç övmem ama Türkiye’ye ritmle albüm yapma anlayışını getiren grubuz. Ferda Anıl Yarkın’la da bu sene çalışmaya başladım, onunla da her ay konserimiz oluyor. Ayrıca Yarkın Ritm’in de mayısın sonlarına doğru yine Altunizade Kültür Merkezi’nde bir konseri olacak. Konserleri myspace’ime yazıyorum. www.myspace.com/baturayyarkin adresinden isteyenler hangi konser nerde, ne zaman öğrenebilirler.

Okulla birlikte götürürken kendini nasıl programlıyorsun?  
Mühendislikteki arkadaşlarım da çok şaşırıyor durumuma, “Adama bak, hobi olsun diye mühendislik okuyor” diyorlar. Gerçekten de bu yıl iki okulu birlikte götürdüğüm için zamanı çok iyi kullanmam gerektiğini anladım. Geçen seneden daha yoğun geçiyor, çünkü geçen sene konservatuarı dondurmuştum ilk defa. Seneye umarım rahat bir yıl olacak.

Avrupa’da caz eğitimi istiyor
Şu anda hedefim konservatuarı bitirmek. Okullar bittikten sonra yüksek lisansı yapar mıyım, nerede yaparım, müzikle ilgili mi olur bunları zaman gösterecek. Ama Avrupa’nın iyi caz müzik eğitimi veren okullarından birine gitmek isterim bir gün.

Ayrıca bu bir klişe ama kendi değerlerimizi bilmiyoruz. Yabancılar bir Türk’ten caz veya klasik müzik istemez. Senden zeybeğini, halayını, horonunu ne bileyim Türk müziğini ister. İçi "Türk" olan bir proje diyelim hedefe. Tabii ki insanın istekleri olur ama hedef belirlemeyi, "olmazsa olmaz" demeyi çok sevmiyorum. Akışına bırakmayı severim ama kesin olan şu ki müzik hayatımda birinci planda olacak.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0