Motivasyonu en yüksek iş deneyimi
91 üniversitede 20 bin öğrencinin gönüllü projeler geliştirip hayata geçirdiği TOG, geçen yıl 688 işe imza attı. Şirketler, stajyer alırken TOG’un kapısını çalmaya başladı
Yasemin SALİH
Bir form doldururken meslek hanesine “öğrenci” yazmak artık eskisi kadar sizi bazı şeylerden soyutlamıyor. Oradaki “öğrenci” kelimesi, “Bir süre hayatımda sadece vize ve finaller olacak, daha ciddi işlerle uğraşamam” şeklinde bir özgürlük de vermiyor artık. Çünkü elinize diplomanızı aldığınız anda başvurduğunuz şirketler size şunu soracaklar: ders çalışmaktan başka neler yaptın?
Öğrenciliğiniz boyunca bu size iş dünyasının verdiği önemli bir ödev. Girdiğiniz mülakatlar ise sınavlarınız olacak. İşte bu sınava iyi hazırlanmanın birçok yöntemi var. Bunlardan birini Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) sunuyor. TOG’u öğrenciyken de bir şeyleri değiştirmek ve hayata hazırlanmak isteyen üniversiteliler kurmuş. 2002 yılının aralık ayında kurulan vakfın tohumları da Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde atılmış. Bugün 91 üniversiteden 20 bin öğrenci bu büyük sivil toplum kuruluşunun içinde yer alıyor. Amaç gençleri aktif vatandaş haline getirmek.
TOG Genel Müdürü Yusuf Güvenç, Türkiye’de herkesin gençlerden süslü sözlerle bahsettiğini ancak kimsenin onlara yatırım yapmadığını, gelişimleri için ciddi boyutlarda bir bütçe hazırlanmadığını anlatıyor. TOG’un farkı, gençliğe destek verip bu desteğin nasıl kullanılacağını tamamen onların inisiyatifine bırakması. Bunu da şöyle açıklıyor Güvenç: “Geçenlerde gençlerle bir toplantıya katıldım. Ulaşım sorunundan söz açıyordum ki bir üniversiteli bana en son ne zaman belediye otobüsüne bindiğimi sordu. Gerçekten düşününce en son 1983’te binmişim. Şimdi ben onların ulaşım sorunlarına nasıl çözüm üretebilirim ki? Biz bu düşünceyle gençlerin sorunları belirlemelerine ve çözümün de yine onlar tarafından hazırlanan projelerle gerçekleşmesine odaklandık.”
17 - 25 yaş arası gençlere açık
TOG, üniversite öğrencisi olan 17 - 25 yaş arası gençlerin gönüllü olarak katıldıkları bir organizasyon. Vakfın kuruluşundan önce bu niyetle toplanan gençler, Eskişehir Körhasan Köyü İlköğretim Okulu’nu onarmışlar. Bu proje Birleşmiş Milletler tarafından en başarılı gençlik sivil toplum projesi seçilmiş.
Yusuf Güvenç, her kesimden üniversitelinin hiçbir koşul olmadan vakıf bünyesinde çalışabileceğini söylüyor. “Bütün ötekileştirmelere kapalıyız. Hiçbir etnik köken, cinsiyet, cinsel tercih, siyasi yönelme ayrımı yapılmıyor burada. İçeride hiçbir şekilde siyasete izin verilmiyor. Bu nedenle gençler farklılıklarla bir arada olmayı öğreniyorlar” diyor.
Bu farklılıklara dünyanın değişik ülkelerinden gelen üniversite öğrencileri de dahil. Geçen yıl 30 ülkeden 60 genç, TOG’un farklı illerdeki projelerinde görev almış. Ayrıca Azerbaycan ve Berlin’de şube kuruluşu için çalışmalar var.
Bütçenin yüzde 10’u eğitime
TOG’da gönüllü olan öğrenciler, Türkiye’nin neresinde olursa olsun “toplum sorunu” olarak gördükleri bir meseleyi masaya yatırıyorlar. Sonra bunun çözümü için proje geliştiriyorlar. Projenin uygulanması aşamasında gerekli bürokratik izin, finansal kaynak, insan kaynağı gibi aşamaları kendileri aşıyorlar. Güvenç, “Burada gençler proje geliştirmeyi ve tüm engelleri aşarak hayata geçirmeyi öğreniyorlar. Bütçe nasıl oluşturulur gibi detayları tecrübe ediyorlar. Bu konuda gençlere eğitim veriyoruz. Bütçemizin yüzde 10’u gençlerin eğitimine ayrılıyor” diyor. Yılda dört bin öğrenci bu eğitimlerden geçiyor. Yusuf Güvenç, 2008 yılında 688 projenin hayata geçirildiğini ve bütün başarı hikayelerinin de gençlere ait olduğunu ifade ediyor.
“Boya şirketini 49 kere aradım”
TOG’da gönüllü gençler, projeleriyle ilgili kaynakları da kendileri buluyor. Üstelik bu uğurda oldukça çetin ceviz olduklarını da kanıtlamışlar. Başarı hikayelerinden biri şöyle: “Bir öğrencinin köy okulunu boyama projesi için 30 kilogram boyaya ihtiyaç varmış. Bu öğrenci tanınmış bir boya şirketinin satış müdürünü tam 49 kez aramış. En sonunda ihtiyacı olan boyayı almış. Ancak yeni bir proje olursa bu meseleyi dört telefonda çözmeyi öğrendiğini söylüyor. Bu 18 yaşında bir genç kız. Bir düşünün ilk kez kaç yaşında bir kapı yüzünüze kapandı ve siz ne yaptınız?”
Anadolu’da bir ilde TOG projelerine destek veren bir valiye teşekkür ziyaretine gitmişler. Güvenç, valinin makamına girdiklerinde kendisinin ceketini ilikleyip gayet resmi davrandığını ancak gençlerin oldukça rahat olduklarını hatta valinin koltuğundan kalkıp gençlerle birlikte oturmayı tercih ettiğini anlatıyor. Yine küçük bir şehrin emniyet müdürüne yaptıkları ziyareti anlatıyor Güvenç: “Ben kesinlikle gitmek istemedim. Çünkü benim kuşağım, emniyete gitmeyi pek sevmez. Gençlerin ısrarıyla gittik. Emniyet müdürü dedi ki, ‘Yusuf Bey, bu gençler var ya inanılmazlar, ben onların emrindeyim ne isterlerse yaparım.’ Ağzım açık kaldı. O bölgede gençlerimizin ulaşım ihtiyacını emniyet müdürlüğünün araçları sağlıyormuş. Benim de bir önyargım kırılmış oldu.”
“Kimseye sırtımızı dayamıyoruz”
TOG projeleri, özel sektör şirketleri tarafından da destekleniyor. Garanti Bankası, Mavi Jeans, AvivaSa gibi şirketler sürekli destekçiler arasında. Yusuf Güvenç, özel sektör destekleri konusunda önemli bir prensipleri olduğuna dikkat çekiyor.
Hiçbir kurum ya da kuruluştan alınan destek, toplam bütçenin yüzde 6’sını geçemiyor. “Çünkü biz kimseye bağlı kalmak istemiyoruz. Söz hakkını ve tüm yetkiyi gençlerin elinden alacak hiçbir borç altına girmeyiz” diyor Güvenç.
Öte yandan Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının gelir - gider yönetimini de eleştiriyor. Yasalara göre Türkiye’de bir STK’nın giderlerine ayırabildiği oran yüzde 33’ü geçemiyor. Bu rakam dünya ortalamalarının yaklaşık yüzde 20 üzerinde. Dünyada bu oran yüzde 10’u geçmiyor. Yusuf Güvenç, TOG’da bu oranın yüzde 7 olduğunu, birkaç yıl içinde de yüzde 5’e gerileteceklerini anlatıyor. Bunun gerçekleşmesi için uluslararası bir denetim şirketi tarafından denetlendiklerini belirtiyor. Hemen belirtelim TOG’un 2008 bütçesi 6.6 milyon TL.
TOG’un kaynakları arasında yabancı bankalar da var. 12 yabancı bankadan “sendikasyon” aldıklarını belirten Yusuf Güvenç, “Anlaşma gereği her yıl 200 bin dolar olmak üzere beş yılda 1 milyon dolarlık bir kaynak hibe edildi” diyor.
Kutu….kutu…..kutu…..
TOG’da çalışmak ne kazandırıyor?
• Farklılıklarla birlikte yaşamayı öğreniyor, farklı kültürlerden ve görüşlerden bir ekip oluşturup sıfırdan bir projeyi hayata geçirme deneyimi kazandırıyor.
• Takım çalışmasını öğreniyor. Takım halinde hareket etme yeteneği kazanıyor.
• Bir amaç uğruna bürokrasiyi, bir şirketin içindeki bütün hiyerarşi katmanlarını, devlet adamlarıyla iş görüşmesi yapmayı öğreniyor. Bütçe yapıyor ve kaynak yönetiminin ne demek olduğunu anlıyor.
“STK yöneticiliği göründüğü kadar romantik değil”
Garanti Bankası eski yöneticilerinden Yusuf Güvenç, STK yöneticiliğinin dışarıdan göründüğü kadar romantik olmadığını belirterek şunları söylüyor. “Yıllık 6 milyon TL’lik kaynak yaratmak zorundasınız. Ve bunu yasa gereği yıl içinde kullanmanız gerekiyor, bir sonraki yıla devredemiyorsunuz. Bu kolay bir iş değil. Çevrem bana ne iş yapıyorsun dediğinde “modern dilencilik” diyorum.” diyor Güvenç.
Bir şirkette yöneticilik yapıyorsanız birçok silahınız var. İnsanların maaşı, kariyerleriyle ilgili söz sahibisiniz. Ama gönüllülük esasına dayalı bir sistemde yöneticilik tamamen motivasyon yeteneği gerektiriyor. Bence bütün yöneticilerin birkaç günlüğüne de olsa STK yöneticiliğini denemeleri gerekiyor.
100 gence “karşılıklı” burs imkanı
TOG, üniversite gençlerinin gelişimi için de projeler geliştiriyor. Bu nedenle burs vermek öncelikleri arasında. Şu anda 507 öğrenciye burs veriyorlar. Bu yıl da bu sayıya 100 kişi daha ekleniyor.
TOG’da bursiyer olmanın bir karşılığı var. Burs alan bir üniversite öğrencisi, haftada dört, ayda 16 saat bir toplum hizmetinde çalışmak zorunda. Bu, isteğe bağlı olarak TOG projelerinde olabileceği gibi, herhangi bir sivil toplum kuruluşu için de olabilir. Bir çocuk esirgeme kurumu ya da bir hastanede gönüllü çalışmak da kabul ediliyor.



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin