Cesaretin varsa buradan yak!
Lav tulumu giyip işe gitmek, akşam eve uranyumdan arındıktan sonra dönmek, herkes sığınaklardayken fırtınada uçak kullanmak… Kulağa birer film sahnesi gibi gelen bu örnekler, kimileri için yalnızca sıradan bir iş günü…
işte genç – 07.06.10İpek OLGUNSOY
ipek.olgunsoy@sabah.com.tr
Dünyanın en tehlikeli mesleği sizce nedir? Türkiye’de yaşayan bir insan için bu sorunun cevabı; maden işçisi, tersane işçisi, itfaiyeci veya çımacı olabilir. Ancak unutmayalım ki dünyada tehlikeli meslek algısı, bizdeki gibi ihmal kelimesiyle eş değil. Nitekim İngiliz BBC Focus dergisinin yayımladığı en tehlikeli meslekler sıralamasında, volkanologdan yılan zehri sağıcılığına, toksit dalgıçlığından hortum avcılığına kadar uzanan uzun bir liste var. Listedeki bilim insanlarının anıları arasında 350 kilometre hızla esen hortumun içinde uçak kullanmaktan, deniz altında kimyasal madde aramaya kadar birbirinden ilginç gündelik iş hikâyeleri var…
Volkanolog:
Aktif ve pasif volkanların hareketlerini inceleyen volkanologlar, yer altındaki fay hatlarının hareketlerini takip ediyor. Volkanik patlama zaman ve nedenlerini inceleyerek bölge halkını tehlikelere karşı uyaran bu bilim dalında çalışanların sayısı ise oldukça kısıtlı. Zor ve bir o kadar da cesaret isteyen bir meslek dalı olan volkanoloji, dünyadaki en tehlikeli meslekler arasında gösteriliyor. Nitekim Arizona Üniversitesi’nde volkan bilimi profesörü olarak görev yapan Prof. Stanley Williams da kendini güçlü ve cesur olarak tanımlıyor.
Williams, geçirdiği bir kazada ise üzerlerine neredeyse araba büyüklüğünde volkanik kaya parçasının düştüğünü anlatırken dehşetini gizleyemiyor: “Kaçmak imkansızdı. Ancak meslektaşlarıma göre daha şanslı olduğumu kabul etmeliyim. Kazadan kurtuldum ama yıllarca süren rehabilitasyonlardan sonra mesleğe geri dönebildim!”
Yılan Zehri Sağıcısı:
Günümüzde özellikle ilaç sektöründe ve tedavisi henüz bulunmamış hastalıkların araştırmasında kullanılan yılan zehri, tıptaki önemli kimyasal bileşimler arasında. Sağıcıların görevi, yılanın zehir kesesindeki sıvının akıtılması işlemini gerçekleştirmek. Tabii bunu yaparken yılanlara zarar vermeyecek farklı teknikleri kullanmak. Ancak mesleği yapanlar yılanlar kadar şanslı değil. Çünkü herhangi bir ısırılma olayında doğru müdahale yapılmazsa felç riskinden ölüme kadar ciddi riskler var.
Araştırma Kurumu’nda görevli Dr. Bryan Grieg Fry, yılan ısırmasından sonra başına gelenleri anlatırken “Kazadan on dakika sonra yere yığıldım. Acı yoktu ama kendimi uyuşturucu almış gibi hissediyordum. Ve ağzımda metalimsi bir tat vardı. Sadece sarı renkleri görebiliyordum. Renk görme yetimi yitirmiştim” diyor. Şimdiye kadar 24 kez ısırılan Fry, “Bu işi yaparken ölen arkadaşlarım oldu. Ancak işimiz çılgınca gibi gözükse de insanlığın yararı için yapıyoruz” diyor.
Hortum Avcısı:
Hortum avcıları, fırtına ve hortumun oluşma nedenleri ile farklılıklarını inceliyor. Bu meslek dalında ortaya çıkan kazaların nedeni ise tahmin edileceği gibi türbülans. Saatte 350 kilometre hızla esen fırtınanın içinde, bulgu toplamaya çalışan araştırma uçağı pilotları genellikle havacılık geçmişi olan bilim insanları arasından seçiliyor. Amerikan Ulusal Havacılık Dairesi’nde hortum avcısı olarak göev yapan Dr. Jim McFadden ise defalarca uçak kazası riski atlatmış bir isim.
535 hortum tecrübesinden sonra karada görev yapmaya başlayan McFadden’ın en heyecanlı anısı yerden 3 bin fit yükseklikte Kuzey Atlantik Okyanusu’nun üstünde geçmiş: “Araştırma sırasında hortum uçağın kanadını parçaladı. Uçakta dört araştırmacı vardı. Elimizdeki paraşütleri kullanmaktan başka çaremiz yoktu. Ancak o hava koşullarında paraşüt kullanmak delilik. Neyse ki şanslı bir gruptuk ve ölen olmadı. Ama bu meslekte ölüme karşı durmasını bilmelisiniz.”
Toksit Dalgıcı:
Toksit dalgıçları, bataklıklardaki gaz araştırmaları, toksit atıkların temizlenmesi ve bazen de ceset arama çalışmalarında görev yapıyorlar. Bu nedenle de çeşitli hastalık riskleriyle karşı karşıya olan bir meslek grubunu oluşturuyorlar. Yaptığı işi “pis” olarak tanımlayan Alan Humprey ise kullanılan özel giysinin yeteri kadar güvenli olmadığını düşünüyor. “İşimiz kimyasal atıkları tespit edip bulunduğu bölgeden uzaklaştırmak” diyen Humprey, başta kanser olmak üzere birçok hastalıkla burun buruna olduklarını belirtiyor.
Üstelik kaza riski de işin cabası. “Birkaç yıl önce bir meslektaşım yüzeyden 90 fit aşağıda patlama ile karşılaştı. Kaçabileceği doğru yönü bulamadı. Patlamanın yarattığı basınç, hava tüpünü etkiledi ve beyninde kalıcı hasar oluştu. İşimiz bu gibi kazalara her zaman açık” diyor Humprey.



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin