CV’im, siber profilim
Günümüzde şirketlerin yüzde 54’ünün Facebook ve Twitter hesabı bulunuyor. İmajlarına bu hesaplar üzerinden yön veren şirketlerin son trendi ise siber ağlar üzerinden yetenek avına çıkmak…
işte genç – 10.05.10İpek OLGUNSOY
ipek.olgunsoy@sabah.com.tr
Artık hepimiz birer sosyal ağ mühendisi sayılabiliriz. Facebook ve Twitter başta olmak üzere bu yeni nesil medyalarda harcadığımız mesainin haddi hesabı yok. Peki, emek harcayarak oluşturulan profiller yahut entry’ler üzerinden kariyer yapmak mümkün mü? Siber bağlantılarımız bize yeni kariyer fırsatları yaratabilir mi?
Uzmanların bu konudaki cevabı koca bir “evet” olsa da henüz bu siteler üzerinden büyük bir şirkette yönetici koltuğu kapan yok. Ancak pek çok yerli ve yabancı şirketin siber ağları yetenek avı için yakın markaja aldığı da bir gerçek. Hatta profillerde yer alan bilgilere dayanarak çalışanını işten çıkaranlar bile var.
Örneğin, Cisco’dan aldığı iş teklifini jet hızıyla Twitter üzerinden kaybeden “the connor” nick’li çalışan, şu sıralar kariyerini Twitter aracılığıyla bitiren isim olarak anılıyor.
Sitede yayınladığı “Cisco az önce bana iş teklifi yaptı! Şimdi San Jose'de her gün nefret ettiğim bir işe gitmekle dolgun bir ücret arasında ikilemdeyim” şeklindeki durum mesajı Cisco’da görev yapan bir İK uzmanı tarafından tespit edilince “the connor” daha başlamadan görevine veda etti.
Cisco çalışanlarından Tim Levad’ın mesajını okuduğunda “İnsan kaynakları müdürü çalıştığın sektörden ve işinden nefret ettiğini öğrendiğine bayılacaktır. Biz Cisco'da İnternet’i oldukça iyi takip ederiz” cevabını alan “the connor” böylelikle tarihin ilk sosyal network mağduru çalışan oldu.
Bu örnek her ne kadar cesaret kırıcı görünse de durumu avantaja çevirmek mümkün. Çünkü artık şirketler Facebook, Twitter, MySpace, Netlog, Xing, Pronected ve LinkedIn gibi siteleri takip etmesi için özel birimler oluşturmaya başladı. Örneğin 34 farklı Twitter hesabına sahip olan Dell, bu üyeliklerin kontrolü için 40 kişiyi istihdam ediyor.
Şirketler müşterilerini buradan takip ediyor...
Tabii ki bu siteler üzerinden şirketler yalnızca çalışan avına çıkmıyor. Kendi pazarlama ve reklam çalışmalarını da bu ağlar üzerinden yürüten şirket sayısı oldukça fazla.
Örneğin Twitter’ı en iyi kullanan şirketlerden biri olan Dell, Twitter ekibiyle kullanıcılardan gelen soruları daha hızlı yanıtlıyor. Ürünlerini bile Twitter’daki önerilere göre şekillendiren şirket, bu anlamda son kullanıcının da takdirini topluyor. Yakın zamanda Twitter’daki bloglarda, “Dell Mini 9” serisi dizüstü bilgisayarın ‘apostrof’ ve ‘geri dönüş’ tuşlarının çok yakın olduğu konusundaki şikâyetleri değerlendiren Dell Mini 10 serisini, bu hatayı düzelterek piyasaya sürdü.
Kablolu TV ve İnternet sağlayıcısı Comcast da siteyi en aktif kullananlardan biri. Comcast, Twitter kullanıcılarından gelen talepler doğrultusunda hizmetlerine yön veriyor. Starbucks da müşterilerinin ürünleri hakkında ne düşündüğünü Twitter üzerinden araştırıyor.
Dünyanın en büyük online alışveriş sitelerinden Amazon.com da sitenin gücünü fark eden şirketler arasında. Twitter takipçisi kitleye hitap etmenin ne kadar önemli olduğunu fark eden ve Twitter üzerinden kullanıcılarından uyarı alan site, 57 binden fazla kitabı Twitter’daki arama kriterleri ve bloglardaki konulara göre tekrar sıraladı.
Şirketlerin yarısından fazlasının kullanıcı hesabı var!
Yabancı şirketlerin yüzde 54’ü Twitter’da profil oluşturarak imajlarını tekrar cilalıyor. “Kullanıcılara iş bağlantısı oluşturacakları alan yarat” mottosuyla hareket eden Twibs bölümünde ise yedi binden fazla şirket kaydı var.
Ancak son günlerde siteyi en aktif kullanan sektör gıda oldu. Yaptığı kampanyaları, ürünlerini hatta mağaza dekorasyonlarını bile Twitter üzerinden yarıştıran restoran ve büfeler siber alemde müşteri kapma yarışına girdi.
Öyle ki özellikle Amerika’da sokak satıcıları bile Twitter hesabı açarak tanınma peşinde. Washington sokaklarını dolaşarak Hint yemekleri satan Fojol Brothers adlı seyyar büfe son dönemde gündeme oturan en iyi örnek. Twitter üzerinden hangi saatte nerede satış yapacağını yazmaya başlayan girişimci seyyar büfe, siteyi kullanmaya başladıktan sonra seyyar tezgâhın devamlı müşteri sayısı ve cirosu arttı.
Seyyar dondurulmuş yoğurt satan Sweetflow Mobile da Twitter’ı kullanan büfelerden. Şirket, Twitter üzerinden gelen müşteri taleplerine göre nerede satış yapacağına karar veriyor.
İK portalı gibi çalışıyor!
Bu sitelerin büyüme hızı ve kullanıcı sayısı da göz önüne alındığında en iyi İK portallarıyla yarıştıklarını söylemek yanlış olmaz. Öyle ki Nielsen Online’ın araştırmasına göre Twitter, geçen Şubat’ta yüzde bin 382 büyüdü. Bu rakam Facebook’un büyüme hızının yaklaşık dört katı. Siteye ABD ağı üzerinden kayıtlı yaklaşık 3.5 milyon kişi bulunuyor. En fazla kullanıcı sayısına sahip ikinci ülke ise Japonya. Avrupa’da da hızlı bir büyüme trendi içine giren siteyi en az tutanlar ise Alman kullanıcılar arasından çıkıyor.
Türk şirketleri de Twitter da...
Sosyal ağlar yalnızca yabancılar değil Türk şirketleri arasında da hızla yayılıyor. Türk hava yolu firmaları bu sitelere en çok ilgi gösterenler arasında. Örneğin, Twitter’ı en aktif kullanan şirketlerden biri olan THY, kullanıcıları yeni seferleri ve kampanyaları hakkında bilgilendiriyor. THY ile aynı stratejiyi kullanan Pegasus Hava Yolları da Twitter üzerinden uçak bileti hediyeli kampanyalar yapıyor.
‘Tweet’e girmek meslek oldu...
Twitter’da hesabınızın çok tıklanması saygınlık ve popülarite göstergesi olarak da yorumlanıyor. Bu nedenle hem hesabını hem de kendini görünür kılmak isteyenler; sayfalarını düzenli olarak tıklayacak, Twitter takipçisi tutmaya başladı. Bir haftalık takip için uSocial adlı siteye 87 dolar yatıran Twitter kullanıcıları bin takipçi kiralayabiliyor. Sistemin yıllık takipçi ücreti ise 100 bin kişi için yıllık 3 bin 500 dolar. Bu rakamlar kulağa fazla gelse kiralık takipçiler şu sıralar Twitter ünlülerinin en favori iş ortakları…



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin