"Hiçbir işe öylesine girişmem"
İTÜ Makine Mühendisliği bölümüne ilk 500 içinde girerek mezun olduktan sonra Dünya Güzellik Yarışması’nda ikinci olmak gibi ters köşe kariyer yapan rüzgar sörfü şampiyonu Çağla Kubat, iki ayrı insanı aynı anda yaşadığını söylüyor…
işte genç – 31.05.10Yasemin SALİH
yasemin.salih@sabah.com.tr
Hani şu parkta kız arkadaşına “senin baban ne iş yapıyor?” sorusunu sorma gafletinde bulunan talihsiz çocuğun olduğu reklamı hepiniz biliyorsunuzdur. Sorunun gelmesiyle küçük kız önce babasının doktor olduğunu söylüyor ve arkasından “annemse….” diye uzuuuun bir liste sıralıyor. Garibim, büyük ihtimalle ayda yılda bir öylesine doktor babasıyla böbürlenmek isteyen çocuk, saçını başını yolma noktasına geliyor. Birine Çağla Kubat ne iş yapar diye sorsanız alacağınız yanıt da tıpkı bu reklamdaki gibi uzun bir liste olacak. Vikipedia’da Kubat aynen şöyle anlatılıyor: Makine mühendisi, manken/fotomodel, oyuncu, rüzgar sörfçü…
Uluslararası Windsurf Federasyonu’nca dünyanın en iyi ve güçlü 12 kadın sörfçüsü arasında gösterilen Çağla Kubat’la Dünya Sörf Şampiyonası’nın Kore’deki birinci ayak yarışları sonrasında görüştük. Yedincilik derecesini alıp ayağının tozuyla Türkiye’ye gelen ve hemen dizi setine koşan Kubat’ın asıl bilendiği ayak ise kendi çöplüğü olan Alaçatı Yarışları…
Bu kadar çok şapka nasıl bir çocukluğu işaret ediyor?
Aslında ailede bunun tam tersi bir ortam vardı. Anneannem Türkiye’nin ilk kadın mimarlarından, dedem öyle, annem yine mimar… Mimarlık, çizimler, tasarımlarla doluydu dört bir yanım çocukluğumda. Ama benim en büyük hayalim dedektif olmaktı. Bir şey kesindi ki üniversite okumak zorunluluktu, aksi düşünülemezdi. Ben de başarılı bir öğrenciydim. İtalyan Lisesi’ni birincilikle bitirdim. Lisedeyken matematik ve fizik çok ilgimi çekiyordu, bir yandan da biyoloji çok ilgimi çekiyordu. Hem mühendislik hem de tıp fakültesi istiyordum. Sonunda İTÜ Makine Mühendisliği’ne girdim.
Peki spor nasıl başladı?
Spora hep yatkındım ama sörf çok sonra başladı. Sekizinci sınıfa kadar basketbol oynadım. İlkokulda Enka’nın yüzme takımındaydım. Sörf üniversite yıllarında gelişti. Fenerbahçe Spor Kulübü Yelken Şubesi sporcusuyum ve milli takımdayım o zamandan beri.
Makine mühendisliğinde kariyer yapmayı hiç düşünmedin mi?
Aslında düşündüm. İlk iki yıl okulu hiç sevmedim ama son iki yılda çok zevk aldım derslerden. Makine mühendisliğini başka dallarla birleştirmek konusunda bir ödevimiz vardı, o zaman keşfettim ki biomekanik ya da biomedikal alanında iyi şeyler yapabilirim. ABD’de mastır yapmaya karar verdim.
Böylesine yoğun kariyer planlarının arasında güzellik yarışması nasıl girdi gündeme?
Bütün İtalyan Lisesi kızlarının gündemindedir güzellik yarışmasına katılmak. Vaktiyle annem de katılmak istemiş ama ailesi izin vermemiş. Ben de bizimkilerin izin vermeyeceklerini düşünüp üniversiteyi bitirdikten sonra böyle bir girişimde bulunmaya karar verdim. Annem destekledi ama babam ve diğer büyükler anlam veremedi. Yine de nasıl olsa istedikleri eğitimi yaptığım için bir şey söylemediler.
Öylesine mi katıldın yoksa derece alacağını biliyor muydun?
Ben hiçbir işe öylesine girişmem. Yarışmaya girme kararı verince üzerinde araştırma yaptım, çalıştım. Önceki yarışmaları izledim, Neşe Erberk’in ajansına girip dersler aldım. Jüri üyelerini araştırdım, nasıl sorular sorulabilir, neler duymak isterler bunları belirlemeye çalıştım. Derece aldım ve Türkiye’yi Miss Universe Dünya Güzellik Yarışması’nda temsil ettim, ikinci oldum.
Bu noktadan sonra kariyer planları tamamen değişti sanırım...
Evet, kesinlikle. Hayatım bambaşka bir noktaya geldi. Üniversite zaten bitmişti. Televizyondan çok iyi teklifler geldi, Mehmet Barlas, Mesut Yar, Fatih Altaylı gibi isimlerle program yaptım.
Nasıl anılıyordun, manken televizyoncu mu mühendis televizyoncu mu?
Mühendislik diploması, bana ön yargıyla bakmalarını engelledi. Geçmişimi öğrenince güzellik yarışmaları pek de gündeme gelmedi. Mühendislik programlara hazırlanırken, iş yapış biçimi olarak da çok işime yaradı.
Sörf uzun süre çalışmak gerektiren ve çalışma alanı kısıtlı bir spor. Nasıl yürüdü hepsi bir arada?
Sörf de geri kalmadı bu arada. Televizyon işi çok uygun aslında, çükü yaz sezonunda çalışmıyorsunuz. Hafta sonları ve yaz sezonunda yarışları hazırlandım. Hatta NTV Spor bana sponsor bile oldu. Çok yararlarını gördüm.
Türkiye’de sadece sörf yaparak yaşanabilir mi?
Hayır mümkün değil. Sadece bu işi yaparak geçinemezsiniz. Bu yüzden antrenör yok mesela. Çünkü onlar da sadece bu işi yaparak yaşamıyorlar. İlk kez geçen yıl kış boyunca Hawai’de bir antrenörle tam zamanlı çalıştım. Dünya Şampiyonası’na hazırlanmak için bütün yılımı harcadım ama bir daha asla böyle bir şey yapmam. Sponsorum yok, maddi sıkıntı çektim, maaş alamıyorsunuz. Oysa yurt dışında maaşlı bu işi yapan, gerçek mesleği sörf olan sporcularla yarışıyorsunuz. Ve ilk 10 içine giriyorsunuz. Bu bence büyük başarı. Buraya döndüğümde ise “Aaa dereceye giremedin mi” diye soruyorlar. Oysa ben iki insanı bir arada yaşıyorum.
Hangi insan sizi (maddi açıdan değil) daha çok doyuruyor?
Sadece birini yapmayı denedim ne maddi ne de ruhen doyuma ulaştığımı söyleyemem. Bir kere vücudum çok hırpalandı, sakatlandım. Farkettim ki ben televizyon işini de seviyorum, bana ayrı bir dünya sunuyor. Öte yandan maddi açıdan çok sıkıntılı bir şey. Aziz Yıldırım destek oldu, Rozi sponsor oldu biraz toparladım. Dizilerden kazandığımı olduğu gibi sörfe yatırıyorum.
Seul’deki yarışlar nasıl gitti?
Kore, doğasına yabancı olduğum ve zorlandığım bir parkur. Bu ayakta yedinci oldum. Sırada Costa Brava (İspanya) ve son olarak Alaçatı’da yarışacağım. Alaçatı’da ilk üçe girmeyi hedefliyorum.
Beş kez Türkiye Şampiyonu
2005: Türkiye Windsurf Şampiyonu
2005: Avrupa Windsurf Şampiyonu
2005: Funboard sınıfında Türkiye Birinciliği
2006: Türkiye Windsurf Şampiyonu
2006: Dünya Windsurf Şampiyonası Altıncısı
2007: Dünya Windsurf dürdüncüsü
2007: Türkiye Windsurf Şampiyonu
Sörf okulu açacak
Çağla Kubat’ın gelecek planları içinde her iki alanda da kariyer yapmak var. Hem sörf hem de televizyon işini birlikte yürütebileceği projeler hazırlıyor.
Bir sörf okulu kurmaya hazırlanan Kubat, bir yandan dizi çalışmalarına devam ederken bir yandan da çocuklara sörfü anlatan, tanıtan bir televizyon programı tasarlıyor.



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin