Kısa film uzun şöhret
Böylesine “şeker” gibi kariyer herkese nasip olmaz. Bir zamanların “sabah şekeri” Şebnem Dönmez şu sıralar Londra’da kısa film çekmenin hayallerini kuruyor.
işte genç – 19.10.09Öykü Tanyel
Odasında magazin sayfalarını hatmedip “benim neyim eksik, ben de artiz olacam” diye gaza gelen genç kızlarla ilgili çok film izledik. Felekle güzel bir cebelleştikten sonra nihayet artiz oluyorlardı ama “ne sen sor ne ben söyleyeyim” tadında gelişen bu kariyer hikayesi hüzünlü bir çöküşle son buluyordu. Bugün o ibretlik şöhret hikayeleri çok fazla değil. Genellikle eğitimli, konservatuar tozu yutmuş gençlerin azimli çalışmaları var şöhret hikayelerinde. Tek sorun, uzun soluklu bir ünlü olmak. Şebnem Dönmez’in bu haftaki “kapak kızı” olmasının nedeni de işte bu “sürdürülebilir şöhret” kuralını layıkıyla yerine getiriyor oluşu…
18 yaşında TRT’de motor sporları programı sunuculuğuyla başlayan kariyerini, sabah programlarından - ki efsane program Sabah Şekerleri’ni unutmamak lazım - dizi ve sinema oyuculuğuna taşımış; çekici, zeki, başarılı isim Şebnem Dönmez bu haftaki konuğumuz.
Çocuk ve liseli Şebnem Dönmez’i bize anlatır mısın?
Tek kelimeyle enerjik! Çocukken de enerjiktim. Sokakta oynamaya bayılırdım... Çok hareketliydim. Biraz erkek gibi de büyüdüm çünkü iki erkek kardeşim vardı. Yarışırdım onlarla… Okulda da inektim biraz. Bayağı okuldan eve gelip ders çalışırdım. Ama 9 alınca neden 10 alamadım diye ağlayan ineklerden değildim (gülüyor). Sözlü yazılı olaylarında düşük not almamaya özen gösterirdim. Dersleri dinlediğim ve üzerine de iyi hazırlandığım için teşekkür alırdım. Yalnız lise birde ne olduysa - hormonlar ve yeni lise arkadaşlıklarının etkisiyle sanırım - bir grup arkadaş hep beraber sınıfta kaldık. Tam aklın bir karış havada olduğu yaşlar. Sınıfta kalmak bizimkileri şoka soktu (gülüyor). O yıldan sonra tekrar teşekkür standardına geri dönmüştüm. Dansa hep çok düşkündüm. Folklor ve baleye yazılmak için bayağı bastırmıştım ama iştahsız ve çok zayıf olduğum için daha da zayıflarım diye göndermediler (gülüyor).
Seni; Sabah Şekerleri ile tanıdık. TV kariyerin nasıl başladı?
TRT’de yayınlanan motor sporları programıyla 18 yaşında TV kariyerim başladı. Programın adı; Start’dı, gerçekten de “start” oldu o iş benim için. Ardından o yıllar özel TV kanallarının açıldığı yıllardı. Kanal 6’da iki-üç sene devam ettim. Orada sabah programı da sundum, eğlence hatta yarışma programı da... Sonra ATV’ye geçtim. Orada da birçok program sundum. Sonra bir durdum ve haber sunmak istediğime karar verdim. 19 yaşında ATV’ de sabah saat yedi ila dokuz arasında altı ay spikerlik yaptım. Ardından Sabah Şekerleri…
Haber spikerliğine neden devam etmedin?
Coşkun ruh halim herhalde eğlence programlarına eğilim göstermemi sağladı. Dansa çok ciddi meraklıyım. Bu hep böyle oldu. Ciddiyetten, acıdan ziyade hayatın tatlı, sevgi dolu ve neşeli kısımları daha ilginç geliyor. O an bu yanıtı veremezdim belki ama sanırım sebepler bunlar… Haber spikerliği işinden sonra Amerika’ya gittim. Sekiz ay Santa Barbara’da yaşadım. Döndüğümde Sabah Şekerleri teklifi geldi...
Bugüne kadar istediklerini, hayallerini gerçekleştirebildin mi?
Elbette… Bundan sonra da televizyonun insanları eğlendirmek için icat edildiğini gözden kaçırmadan izleyicinin bilinç seviyesini yükselten işler yapmayı hedefliyorum. Kafamda şekillenmiş bir format yok ama beni bundan sonra yönlendirecek motivasyonum bu. Kaliteli, içerikli işler.
Kariyerinin başında olan üniversiteli arkadaşlara şov dünyasıyla ilgili ipuçları vermeni istesem…
Çok çok çalışmaya hazır olun. Kendinize ve meslektaşlarınıza, medyaya ve birlikte çalışmayı isteyeceğiniz kişi ve kuruluşlara sürekli bir ispat sınavı vermeye hazır olun. Sevince dünyanın en harika işi elbette bu... Ben “ünlü” kavramından pek hoşlanmıyorum mesela. Hala barışık değişim bununla. Medyaya malzeme olmak, gazetelere kendinize dair malzeme vermek, gündemde kalmak böylece talep edilen biri olmak konuları bana çok sahte geliyor. Elimden geldiğince bunlardan uzak durmaya çalışıyorum. Aslında sistemin dışında durarak bu işi yapan nadir isimlerden biriyim. Ama bunun için en azından bir şeyi çok iyi yapıyor olmanız gerek.
Peki, şov dünyasında “kadın olmak”…
Şov dünyası ve kadın olmak aynı cümlenin içinde çok hoş durmuyor. Yaptığım işin temelinde güzel olmak ve sahnede estetik durmak var. Ancak oradaki varlık sebebinin fiziksel özelliklermiş gibi hissettirilmesi çok can sıkıcı bu da insanda “meta hissi” yaratıyor. O zaman bu işten soğuyorsun, şov dünyası lafı bana çok yalan geliyor açıkçası.
Kamera arkasıyla ilgili hayallerin, planların var mı?
Kısa film çekmek istiyorum. Şu sıralar hikâyesini yazıyorum. Belgesel türünde halen hayatta olan bir kişinin hikayesi.
Şu sıralar neler yapıyorsun?
Şu sıralar İngilizcemi daha da ileri seviyelere getirmek amacıyla Londra’da yaşıyorum. Her gün altı saatlik yoğun bir eğitim alıyorum. Geri kalan zamanlarda da bol bol müzikal oyun izliyor, Londra’yı geziyorum. Müzeler harika burada. Tam bir müze ve park cennetindeyim. Zaman harika geçiyor(gülüyor).
Şebnem Dönmez’i okulunuza konuk etmek ister misiniz? Bize yazın teklifinizi Şebnem’e iletelim. istegenc@istegenc.com.tr
Şebnem’lik ‘en’ler
Hocası: “Öğrenci de benim hoca da”
Hayatının filmi: Monolya
Aktör: George Clooney, Havier Bardem
Aktrist: Merly Streep
Müzisyen: Björk
Şebnem Dönmez’in sinematografisi
Vali (2009)
O Kadın (2007)
Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? (2006)
The Net 2.0 (2006)
Neredesin Firuze (2004)
Kolay Para Kazanma Kılavuzu (2002)
Mumya Firarda (2002)
Diziler:
Eşref Saati (2007)
Erkeksen Seyret (2006)
Size Baba Diyebilir Miyim? (2004)
Ölümsüz Aşk (2003)
Aslı ile Kerem (2002)
Eyvah Kızım Büyüdü (2000)
Aşkın Dağlarda Gezer (1999)
TV Şovları:
Laf Ebeleri (2008) Turkmax
Bak Kim Dans ediyor (2007) Show TV
Her şeyi Bilmek Gerekmiyor (2007) Turkmax
Cumartesi Gecesi Ateşi (1998) Star
Görevimiz Tehlike (1997-98) Star
Sabah Şekerleri (1996-98) Kanal D-Star
Videolar:
Emre Aydın-Afili Yalnızlık (2007)
Emre Aydın-Kim Dokunduysa Sana Ona Git (2007)
Emre Aydın-Git (2007)
Ferda Anıl Yarkın-Üzülme (1996)
Sultana-Kuşu Kalkmaz (1997)
Ferdi Tayfur-Emmioğlu (1992)



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin