Ana Sayfa | Genç Meslek | Mühendis olayım derken...

Bölümler


Mühendis olayım derken...

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Mühendis olayım derken...

ATV’de yayınlanan Kalp Ağrısı adlı dizide "Zeynep" karakterini canlandıran Beste Bereket, beş yıl önce Aşka Sürgün adlı diziyle adım attığı oyunculukta basamakları hızla tırmanıyor

işte genç – 12.04.10

Lise yıllarında mühendis olma hayalleri kuran Beste Bereket, üniversite sınavından sonra sanat aşkı galip geldiği için Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ne girmiş. Çalışkanlığı, azmi ve disiplini sayesinde de gerisi neredeyse çorap söküğü gibi gelmiş.

İki tiyatro oyunu, üç sinema filmi ve yedi televizyon dizisinde oynayan Bereket, henüz 22 yaşındayken Türev adlı filminde en iyi Kadın oyuncu ödülünü Vildan Atasever’le paylaşmış.

“Ben biraz şanslıydım” diyen Bereket, okulu bitirince “Ödül bana bazı kapıların daha az acı çekerek daha az yorularak açılmasını sağladı” diyen Bereket’le kariyer yolculuğu ve gelecek planları üzerine konuştuk…

Öncelikle okul hayatınızdan bahseder misiniz?

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunuyum. Bu okula çok isteyerek girdim, oysa lisede sayısal öğrencisiydim ve bu bölümü çok severek seçmiştim. Hatta sınavda İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü’nü kazandım ama kayıt yaptırmadım. Konservatuara ilk denememde girince çok sevdiğim dört yıllık tiyatro öğrenciliğim başladı. Bu yıllarımı sanatın her dalından çok yetenekli ve özel insanlarla geçirdim. Sadece kendi bölümümden değil okulun tüm bölümlerinden çok sevdiğim sanatçılarla bir arada oldum. Konservatuar yıllarımız kendimize döndüğümüz sadece yaptığımız işe konsantre olduğumuz bir dönemdi. Neredeyse haftanın yedi günü gece gündüz okulda, keşfetmeye, kendimizi  kırıp döküp yeniden yapmaya bazen çok kızmaya, kalıplardan çıkmaya çabaladık. Bilgi sahibi olmak için hocalarımızı elimizden geldiğince iyi değerlendirdik, hatta mümkün olduğunca onların birikimlerini sömürdük.

Kendinize belirlediğiniz ilk meslek hedefi neydi? Çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde bu hedeflerde değişimler oldu mu, hangi etkiler nedeniyle bu değişimler yaşandı?

Benim de herkes gibi astronot olma hayaliyle başlayan mühendislikle devam eden bir meslek seçmeye çalışma dönemim oldu. Lisede sevdiğim için sayısalı seçmiştim ve doğal olarak keyif aldığım bir alan olduğundan “Acaba mühendislik ya da sayısal alanında bir meslek seçebilir miyim” diye düşündüm uzun zaman. Sonra kalbimin sesini dinlemeyi tercih ettim. Bu işi eğitimini alıp yaparsam kendimi daha iyi hissedeceğimi düşündüm.

Sanat ve televizyon dünyasında yer alma fikri ilk ne zaman belirginleşti? Bu andan itibaren hedefinize ulaşmak için geçirdiğiniz aşamaları sırayla anlatır mısınız?

Çocukluğumdan beri oyunculuk yapma isteğim vardı. Öğrenciyken tiyatro yapmaya başlamıştım ve orada aldığım zevk kendiliğinden beni konservatuar sınavlarına götürdü zaten. Okulu bitirince bir sinema filminde oynayıp altın portakal aldım 22 yaşındayken. Bu bana bazı kapıların daha az acı çekerek daha az yorularak açılmasını sağladı. Bu kapılardan geçerken de tabi ki her zaman çok çalışmanın ve disiplinin önemini bilerek geçmeye çalıştım.

Bu süreçte sizi en çok zorlayan aşamalar nelerdi? Nasıl aştınız?
Zaman zaman yeteri kadar verim alamadığımız işler yaptığımızda -özellikle oyunculuktan söz ediyorum-insan kendine olan güveninin azaldığını hissediyor. Bence oyuncuların en büyük meziyeti çalışmadıkları zamanlarda da akıl ve ruh sağlıklarını korumak kendilerine iyi bakmak olmalı diye düşünüyorum. Böyle zamanlarda aklına güvendiğim beni rahatlatacağına inandığım insanlardan yardım istemekten hiç çekinmedim.

Bu süreçte aile ve yakın çevrenizden destek gördünüz mü?
Ailemden her zaman destek gördüm. Sanatın her dalıyla ilgili bir ailem bana ve kardeşime “ne olursa olsun mutlu olacağın işi yap” der. Benden altı yaş küçük bir erkek kardeşim var adı Yiğit. Hukuk fakültesinde okuyor ve o da seçimini çok isteyerek ve bilerek yaptı. Yurtdışına gitti bir yıl orada okudu geri geldi. Ben biraz da kendi yapamadığım şeyleri onun yapmasını ve hedeflerine en az yarayla ulaşmasını istiyorum. Ama biliyorum ki çok az genç ailesinden destek görüyor seçimlerinde. Bazılarımız biraz uğraşarak direnerek biraz acı çekerek hedeflerine giden yola girebiliyor. İleride uğruna bu kadar çaba harcadıkları herhangi bir işi başardıklarında çok daha fazla mutlu olacaklarına inanıyorum.

Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?
Mümkün olduğunda gezip görmek, okumak, bazen sadece kendimle kalmak bilgi alabileceğim kurslara derslere katılıyorum. Sporu ihmal etmiyorum ve sağlığıma özen gösteriyorum. Kendimi geliştirerek ruhumu ve bedenimi hep hazır tutmak istiyorum.

Sizi en çok zorlayan rol ya da roller hangileriydi? Nasıl bir hazırlanma süreci geçirdiniz?
Şu ana kadar oynadığım her şey aynı oranda zor ve önemliydi benim için. Fakat son filmimiz Onur Ünlü’nün Beş Şehir'indeki rolümün, hastalık sorunu açıkçası içimi çok acıttı ama buna karşı dik duruşu ise özel bir karakter olduğunu düşündürttü bana.

Şu anda lisede olsaydınız hangi mesleği yapmak isterdiniz ve hangi okulda okumayı hedeflerdiniz.

Aynı okulda okuyup aynı mesleği yapmak isterdim. Kararımdan memnunum ve her gün işime dair bir heyecanla uyanıyorum…

“Ada tatilleri bana göre”
Dalış yapabileceğim yerlerde tatil yapmayı seviyorum, özellikle ada tatilleri tam bana göre… Çok kalabalık yerlerde yoruluyorum doğayla iç içe olmak daha dinlendirici ve tedavi edici geliyor.

Yemek yemeyi de yapmayı da çok severim, baba tarafı Antakyalı anne tarafı Arnavut biri olarak özellikle Antakya yemeklerine bayılırım… Fakat sağlıklı şeyler yemeye özen göstermeye çalışıyorum. Tabii arada sırada maalesef lezzetli ama ağır yemeklere de teslim oluyorum. Giyim konusunda hep farklılaşan bir zevkim var günlük ruh halime göre değişiyor aslında. Genelde şık da spor da olsam rahat olmaya özen gösteriyorum. Spor ayakkabı eşofman da favorim, dar pantolon ve topuklu ayakkabı da…

Hem işiyle hem dünya ve çevresiyle de ilişkisi ve derdi olan, yaptığı şeylerin ne kadar önemli ya da ne kadar önemsiz olduğunu ayırt edecek kadar aklı çalışan, hazımlı, kendini bilen ve seven insanları görünce mutlu oluyorum. Bunlar oyuncu ya da başka herhangi bir işi yapıyor olsun fark etmez.

Eğitime devam...
Şu an çalıştığım için zamanlamasını kestiremiyorum ama en çok eğitim almak istediğim iki alan psikoloji ve sinema. Sanıyorum seneye gidebilirsem yurtdışında, burada çalışıyorsam da İstanbul’da yüksek lisans eğitimime başlayacağım. Bu beni çok heyecanlandırıyor.

Artistlik tüyoları
• Bedenine ve sesine iyi bak
• Ruhunu ihmal etme
• Kendine yatırım yap
• Kendini sev ve önemse
• Daima disiplinli ol



Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0