İŞTE GENÇ: Rüzgar kız sponsor arıyor Rüzgar kız sponsor arıyor ================================================================================ editorb on 02 November, 2009 05:30:00 işte genç – 02.11.09 Bizim gazetelere rüzgar sörfü, spor değil magazin sayfalarında yer alarak konu oldu. Şarışın, uzun boylu sörfçümüz –aynı zamanda manken ve oyuncu da olan- Çağla Kubat’ın birbirinden estetik sörf görüntüleri, milletçe bu sporu sevmemizi sağladı. Ancak son yıllarda gerilerden gelen, çok genç, iyi eğitimli, beş dil bilen bir bayan sörfçü daha vardı o yarışlarda. Geçtiğimiz yıllarda onun hakkında şu haberleri okuduk: Profesyonel Windsurf Birliği’nce düzenlenen 2008 Dünya Windsurf Slalom Kupası’nda dünya şampiyonu 19 yaşındaki sporcu Lena Aylin Erdil oldu.” Lena Aylin Erdil geçtiğimiz yıl da sörfte önemli başarılara imza attı. Türkiye Şampiyonu unvanını elinden bırakmadı. Bu arada yarışmadığı zamanlarda, son yılların trend spor dalı haline gelen rüzgar sörfünde eğitmenlik yapıyor Erdil. Hatta, yine manken ve oyuncu olan Eylem Şankal gibi isimler onun adını kullanıp Çağla Kubat’a gönderme yapma fırsatını da kaçırmamıştı, “ Hocam Lena gibi 20 yaşında bir sporcuya ablalık yapması lazım” diyerek. Galiba hayvanları çok seven birçok küçük kız gibi veteriner olmak istiyordum bir zamanlar. Ama bu hedeften oldukça uzaklaşmışım göründüğü gibi… Lena şu sıralarda İngiltere’de. Politika ve felsefe üzerine lisans eğitimi alıyor. Küçükken hayvanları çok sevdiği için veteriner olacağını söylermiş çevresine. Oysa şimdi hayallerinde çok farklı bir kariyer var… İngiltere’de neler yapıyorsun? İzmir'de doğdum ama iki yaşındayken ailemle birlikte Almanya'ya taşındık. Orada ilkokulu bitirdim ve 10 yaşına gelince bu sefer de Bürüksel'e Belçika'ya gitmemiz gerekti.Lise eğitimimi orada, Avrupa Okulu denen bir okulda gördüm. Avrupa Okulu’nda okumak dil öğrenmem açısından çok faydalı oldu, Almanca ve Türkçe dışında İnglizce ve Fransızca’yı da öğrendim. Anadili Fransızca ve İnglizce olan insanlarla pratik yapabildim. Liseden sonra bir sene eğitim almadan rüzgarsörfüne konsantre oldum, bu yılı Hawaii ve Bodrum’da geçirdim. Son bir yıldır da İngiltere'de yaşıyorum. Neden politika eğitimi ve okuldan sonra ne yapmayı planlıyorsun? İngiltere’nin Brighton şehrinde Politika ve Felsefe okuyorum. Eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyorum ve özellikle benim seçtiğim bu dal dünyadaki güç dengelerini daha iyi anlamamı sağlıyor. Ayrıca farklı ülkelerin yönetimleri hakkında bilgi sahibi olmak ve bu yönetim şekillerini birbirleriyle kıyaslayarak kendi bakış açımı şekillendiriyorum. Şimdilik tam olarak nasil bir kariyer hedeflediğimi bilmiyorum açıkçası. Şu anda eğitim hayatıma devam ederken boş zamanlarımda dünyanın farklı yerlerinde sörf yapmak ve farklı kültürleri tanımak istiyorum. Tabii eğitim hayatım sona erdiğinde para kazanmam gerekecek. Bodrum Ortakent’te üç yıldır faliyette bulunan windsurf okulumuz Vip Windsurf Center’ın başına geçip yaz sezonlarını orada çalışarak, kış aylarında da dünyayı gezip antrenmanlarımı sürdürmek istiyorum. Bana göre hakikatten ideal hayat bu ve umarım planladığım şekilde veya buna yakın bir tarzda hayatımı geçirebilirim. Rüzgar sörfünden uzak olan bir hayatı tercih etmem pek mümkün görünmüyor. Bu süreçte daha önce bir staj ya da iş tecrüben oldu mu? Belçika’da Türk konsolosluğunda staj yaptım. Büro işlerinde (telefonlara bakmak, mektup, dosya..vb) tecrübe kazandım ama açıkcası bu stajda ne öğrendin diye sorsaniz, kesinlikle hayatimi bir büroda çalışarak geçirmek istemediğimi öğrendim diyebilirim. Belki daha az para kazanirim ama kesinlikle daha mutlu olurum diye düşünüyorum. Deniz ve sörf merakın nasıl oluştu? Annem de Babam da sörf yapıyor ve ben bu işin içine doğdum sayılırım. Babam Marmara Universitesi Spor Yüksek Okulu’nda Doç Dr. olarak görev yapıyor ve bu alandaki bilgisi benim profesyonel bir sporcu olmamdaki en büyük etken. Okullarımda da her zaman çok büyük anlayışla karşılandım. Yarışlar dolayısıyla her sene önemli sınavlarımı kaçırıyorum ama telafi sınavlarına sokularak bu durumdan madur kalmamam için okul yönetimi elinden geleni yapıyor. Öğrenciyken profesyonel sporcu olmak çok kolay olmasa gerek… Ben Türkiye’de okumadım ama arkadaşlarımdan duyduğum ve gördüğüm kadarıyla, lise ve üniversite giriş sınavları ve dershane sistemi gençlere sporla ve hobileriyle uğraşmak için zaman bırakmıyor. Okuldan sonra dershaneye gidiyorlar, eve gelince sayfalar dolusu ödevlerini bitiriyorlar. Geriye kalan o çok değerli boş zamanlarının Facebook gibi kişisel gelişimlerine pek etkisi olmayan sanal alemde geçiriyorlar. Benim gördüğüm kadarıyla en üzücü tablo gençlerin daha çocuk yaşta bir sınav maratonuna sokularak hayatlarını bu sınavlara endekslemeleri.Tabii ki bu konuda çocukların yapacağı hiç birşey yok. Keşke Türkiye’de de bütün çocuklar ve gençler farklı hobi ve spor dallarını tanıma imkanına sahip olsalar. Karşına çıkan engeller oldu mu? Sporculuk kariyerimdeki en büyük engel maddi destek bulamamam. Geçtiğimiz üç yıllık süreçte Türkiye Şampiyonu olmayı hedefledim. Çünkü Türkiye Şampiyonu olmak, profesyonel windsurf sporcusu olmam için, yani destek bulabilmem için olmazsa olmazdı. Ve sonunda Türkiye Şampiyonu oldum. Benim için profesyonel sporculuk döneminin başlayacağını düşündüm ancak hala maddi destek veren bir sponsorum yok. Türkiye Şampiyonu olarak artık dünya şampiyonalarında madalya almayı hedefliyorum. Bu kadar yüksek bir çıtanın aşılabilmesi için rakiplerimin standartlarına sahip olmam gerekiyor.Beslenme, fiziksel hazırlanma ve yarış dönemlerindeki yolculukları daha kaliteli bir ortam içerisinde yapmam gerekiyor. Windsorf’le ilgili hedeflerin neler? Yukarıda da söz ettiğim gibi istediğim dercede profesyonel bir sporcu olabilmek icin maddi destek veren bir sponsora ihtiyacım var. Spor hayatımın yanında bir de yurtdışında öğrencilik yapmam masraflarımın artmasına yol açıyor. Bunlara rağmen yine de kendimi çok şanslı hissediyorum. Türk Hava Yolları yarış ve antremanlarıma en uygun şartlarda gidebilmem icin uçak biletlerimi karşılıyor. Bu sene THY’nin desteklerinden dolayı Dünya Şampiyona’sının tüm ayaklarına katılarak Dünya Windsurf sıralamasında altıncı sırada yer alabildim. Önümüzdeki sene hedefim kürsüye çıkmak, umarım hedefimi gerçekleştirebilmem icin gereken sponsoru bulabileceğim. Lena Erdil'in en'leri Sevdiği müzik türü: Rock, Reggea ve 'Chill Out' Sevdiği gruplar: Radiohead, Blur, Pink Floyd, Yavuz Çetin, Mor Ve Ötesi , Damian/Bob Marley, FatFreddysDrop, Bonobo, Nightmares on Wax, Air, Zero7, Massive Attack ve açıkçası bu liste hiç bitmez çünkü gerçekten müziğe çok önem veriyorum ve müzik dinlemeyi çok seviyorum. Nasıl giyiniyor: Giyim tarzim 'rahat' desem en iyi şekilde anlatir herhalde beni. En sevdiği kitap: Son zamanlarda beni en çok etkileyen kitap Luis de Bernieres’in Kanatsiz Kuşlar’I oldu. Ayrıca IanMc Ewan’in 'Atonement'i ve Graham Swift’in ' Waterland' romanı. Nelere katlanamıyor: Şiddet (herhangi bir şekilde), yalan söylemek ve riyakarlık.