Alaylı teknoloji mühendisi!
Diyarbakır’da daha sekiz yaşındayken Commodore’unun başından ayrılmıyordu. 13 yaşında BT dergilerine yazmaya başladı. Şimdi Tüpraş’a kalem kağıt yaktırdı…
işte genç – 19.10.09
Adı Umut Aydın. Onunla ilgili bilgileri okuyunca eğitimine bilgisayar ya da elektrik mühendisliği dalında bir bölümle devam ettiğini düşünebilirsiniz. Ama bilgisayar dünyasına çok küçük yaşlarda başlayan ilgisi ve kendi deyimiyle fasikül fasikül ansiklopediler devirip bu işi kendi başına öğrenme sevdası yüzünden öyle küçük yaşta sektörün içine çekilmiş ki, üniversite eğitimi almadan yola devam etmek zorunda kalmış. Çocukluğunu geçirdiği Diyarbakır’dan 13 yaşında Mersin’e taşındığında, İstanbul’daki teknoloji dergileri Umut Aydın’ı tanıyormuş. “Onlara yazdığım yazıları şaşkınlıkla okuyor, bana yaşımı bile sormuyorlardı” diye anlatıyor Aydın.
Lisenin birinci sınıfında hem derslerinde çok başarılı hem de bilgisayar konusunda okulda adından söz ettiren bir öğrenciyken, Mersin’de Dünya Bankası’nın online eğitimle ilgili bir projesi başlatılmış. Bu projede görev alabilecek gençler araştırıldığında okul yönetimi hiç tereddüt etmeden Aydın’ın adını vermiş. “ Neredeyse okula bile gitmiyordum. Sınavlara giriyor ve geçiyordum” diyor. Bu arada İnternet’in gelişimiyle oluşan derya, ona sınır ötesi fırsatlar yaratmış. Dünya Bankası’nın da yarattığı imkanlarla birçok İnternet sitesinde irili-ufaklı roller üstlendiğini anlatıyor Umut. Bu sırada İngiltere’de portal çözümleri üreten bir şirketle tanışıp onlarla projeler gerçekleştirdiğini söylüyor. Üniversite gittikçe hedeflerinden uzaklaşmaya başlayınca rotasını yurtdışına çevirmiş. Viyana’da birkaç yıl yeni trendleri ve İnternet dünyasının nimetlerini inceledikten sonra yeniden memlekete dümeni kırdığını anlatıyor.
İnternet’ten baklava sattı
Aydın, her zaman birkaç yerde birden bulunmayı tercih etmiş. İnternet’in insana böyle bir çalışma lüksü sağladığını söylüyor. Türkiye’de portallar üzerinden ticaret yapan Databul adındaki şirketle birçok proje gerçekleştirdiklerini anlatıyor Aydın. Şirketin sahibinden çok şeyler öğrendiğini belirterek, burada diğer şirketlere çözümler geliştirdiklerini, portal projeleri hazırladıklarını söylüyor. “ İnternet’ten satış yapmaya başladık. Hatta Güllüoğlu adına İnternet’ten baklava sattık” diye anlatıyor o dönemde yaptığı işleri.
Tüpraş’a kağıtları attırdı
Aydın’ın şu sıralarda kartvizitinde şu unvan var: Exedra/ CEO. Sinerjik Grup çatısı altında bir şirket olan Exedra şirketlere bilgi çalışanı çözümleri sunuyor. Daha basit anlatımıyla şirketlerdeki çalışma modellerinin verimliliğini amaçlayan projeler gerçekleştiriyorlar. Umut Aydın aynı zamanda şirketin hissedarı konumunda. Milli Eğitim Bakanlığı ve Dünya Bankası’yla bir proje bitirmişler. “İki yıldır Tüpraş’la çalışıyoruz. Oturttuğumuz sistem sayesinde şirkette hiç kağıt kullanılmıyor. Aynı sistemi Ülker’de de uyguladık” sözleriyle projelerini anlatıyor Aydın.
Yılda 80 bin km yol yapıyor
Umut Aydın, bilgi teknolojilerinin çok hızlı ilerlemesine rağmen sektörde ciddi bir bilgi eksikliği ve çöplüğü olduğunu savunuyor. “Bir programın dilini öğrenmek için sekiz kitap okurdum” diyen Aydın, bol seyahatli bir iş hayatı içinde. “Arabasıyla yılda 80 bin kilometre yol kat ediyor” desek inanır mısın?
Bu kadar yoğun bir iş ortamına rağmen hayatında müzik ve sinemaya da yer varmış. Piyano ve klavye çalabildiğini ve müzik yaptığını belirten bu teknolojik beyinli arkadaş, aynı zamanda sinema filmi çekmek gibi deneylerde de bulunmuş. İstanbul dışındaki evinde ailesinden ayrı oturuyor ve “ev hayatını” sevdiğini söylüyor.



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin