Ana Sayfa | İş'te Genç Girişimci | Cepte MobiWar, bu işte para!

Bölümler


Cepte MobiWar, bu işte para!

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Cepte MobiWar, bu işte para!

Adı; Ali Cihan Çıplak. İ.T.Ü. Elektronik ve Haberleşme mühendislinden mezun. Beş ortakla kendi şirketini kuran Çıplak’ın hayatı, MobiWar oyununu geliştirdiğinde değişti. Oyun, GSMA’nin en iyi oyun kategorisinde ünlü CAPCOM firmasıyla birlikte finale kaldı.

 29 yaşında bir şirketin patronu. Kendisi gibi mühendis olan kardeşi ve kuzenleriyle birlikte kurduğu Dinamik Elektronik’i, beş yıldır başarılı bir şekilde ayakta tutuyor. İşadamı olarak ilk krizini yaşamasına rağmen, öyle ürünler geliştirmiş ki, amiyane tabiriyle “kriz teğet geçmiş”.
Cihan Çıplak’ın üniversiteden mezun olduğu yıl başlayan girişimcilik öyküsünü yine O’nun kaleminden dinleyin…
Malatya’da büyüdüm. Yatılı olarak Malatya Fen Lisesi’ne girdiğimden bu yana kendi ayaklarım üstünde durmaya alışkınım. Üniversiteyi kazanmam, İstanbul’la tanışma nedenim. Ben aslında inşaat mühendisliğini kazanmıştım. Ama bilgisayarı ilk kez burada kullanma şansım olmuştu. Ve o merakla, İstanbul’u ve okuldaki bilgisayar laboratuarında interneti tanımam aynı anda gerçekleşiyordu. Bu merakım, aile çevremde her geçen gün talebi artan bir bilgisayar tamircisi haline getirdi beni.
Birinci sınıfın sonunda, elektronik ve haberleşme mühendisliğine yatay geçiş yapmaya karar verdim. Aynı yıl İTÜ Bilgi İşlem Merkezi’nde asistan-öğrenci olarak çalışmaya başladım. Bu tecrübe kariyerimle ilgili bakış açımın da değişmesine neden oldu. Okulda akademik alanda kariyer yapmayı çok istiyorken, bir anda bilişim sektörünün çok daha canlı ve yepyeni bir alan olduğunu fark ettim. “İnternetten yemek siparişi olur mu acaba?” diye düşündükten bir kaç hafta sonra yemek siparişlerimizi internetten veriyorduk. Bu müthiş hızın bir parçası olmalıydım mutlaka… Eksiklerimi kapatmak için 2 yıl boyunca C ve Sistem Programcıları Derneği’nin (C Dernek) eğitimlerine de katıldım. Elbette bu süreç, derslerde performans düşüklüğüne neden oluyordu. Bilgisayar oyunları oynamayı, hafta sonlarında arkadaşlarla vakit geçirmeyi çok seviyordum.
Kısa bir HP deneyimi
Okul bittiğinde kariyerimle ilgili planlar kafamda netleşmiş olmasına rağmen, herkes gibi ben de yeni mezun paniği yaşadım. Sanırım ben henüz mezun olmaya hazır değildim. Ama kaçınılmaz gerçekleşti. HP’de teknik destek elemanı olarak işe başladım. Daha deneme sürem bitmeden de istifa ettim. O güne kadar severek yaptığım ve ilgi duyduğum her şeyden nefret etmeye başlıyorsam, bir yerlerde bir sorun olmalıydı. Bilgi birikimi veya yaratıcı düşüncenin hiçbir önemi yoktu. İş yerine uyum sağlamanız yeterliydi. Oysa bundan daha fazlası olmalıydı. Sunulanı yapmanın ötesine geçmek gerekiyordu, ama nasıl? 
“Yarım saatte şirket kurmaya karar verdik”
İş kurma düşüncelerimin hızlı bir şekilde somutlaşması, şu anda kurucu ortaklarımızdan biri olan Ahmet Sırma’nın sayesinde oldu. İkimizde kendi şirketini kurmak istiyordu ve sadece yarım saatlik bir konuşmanın ardından karar verip el sıkıştık. Bundan sonraki sürece o sırada Boğaziçi Üniversitesi, Yönetim Bilişim Sistemleri’nde 1. Sınıf öğrencisi olan kardeşim de dahil oldu. Ne zaman cesaretim kırılsa hep yanımdaydı. Çok kısa süre sonra Mecidiyeköy’de şu andaki ofisimizin olduğu yerde resmen şirketimizi kurmuştuk. Şirket, 5 kişilik bir ekipten oluşuyor.  3 mühendis, birisi kardeşim olmak üzere iki de öğrenci olarak çalışmaya başladık. 
İlk iki yıl zor geçti
Sanırım, teknik alanda uzman olan ve iş kurmaya niyetlenen bir çok kişi bizimle aynı hatayı yapmıştır. Yapılan iş veya ürün ne olursa olsun, onun müşteriye sunulması ve profesyonel bir hizmet haline gelmesi bambaşka bir süreç. Buna ayak uydurmamız zaman aldı. 
Şirketi kurarken ciddi bir sermaye yatırımı yapmadık ama emeğimize ve bilgimize hepimiz güveniyorduk. Ekibimizi iki ayrı alanda iş yapacak şekilde yapılandırmaya karar verdik: Bilişim ve elektronik. Planlara göre, biri tökezlerse diğeri bizi ayakta tutacaktı. Bu konuda yanılmadığımızı anladık.
İlk başlarda küçük yazılım projeleri şirketin önemli gelir kalemiydi. Elektronik alanında ise sürekli Ar-Ge çalışmaları yapıyorduk. İlk büyük işimiz, ‘otomasyon sistemi projesi’ 3 yıllık bir projeydi ve hayata geçirdiğimizde gelir kalemimiz bir anda sıçrama yaptı. Artık elektronik alanından gelen gelirlerin çoğunu yazılımdaki Ar-Ge  projelerine kaydırdık. 
MobiWar’la patladı
Ar-Ge çalışmaları iki yılın sonunda, bugüne gelmemizi sağlayan büyür bir ürün çıkardı. MobiWar adlı oyun projemiz yazılım alanında aslında dünyada bir ilkti. Cep telefonu, web ve interaktif TV den oynanabilen ilk çok kullanıcılı online strateji oyunuydu (MMOG). Geleceğin mobil dünyasında veri iletişiminin konuşma ve SMS in yerini alacağını önceden görebilmek ve doğru alana doğru zamanda yatırım yapmak bize avantaj kazandırmıştı. Daha sonraki süreçte oyunun sürekli geliştirilmesi ve bir Turkcell Servisi olarak entegrasyonu 1 yıl kadar daha devam etti ve CEBIT 2008 Fuarındaki bir tanıtımla yayına başladı.
Oyun beklediğimizden de kısa sürede yayıldı. Öyle ki, cep telefonu dünyasının en prestijli ödülü olan GSMA’in en iyi oyun kategorisinde, Türkiye finalistleri arasında yer aldık. 450 den fazla oyun arasında ilk beşe seçilmemiz hele hele o ilk 5 içinde çocukken atari salonlarında oynadığımız “Street Fighter” oyununu yazan CAPCOM firmasının da olması inanılmaz geliyordu. 2009 Turkcell Partrner’s Day de ise juri özel ödülünü MobiWar projesiyle kazandık.

İŞİN SIRRI

“Güvenilir bir ekiple birlikte çalışmak her şeyden önemli. 5 kişilik temel kadromuzla birlikte proje bazlı bir çok çalışma arkadaşımız oldu. Birlikte çalıştığımız ekipler her zaman sorumluluklarını en iyi şekilde yapıyordu. Özellikle 5 kişilik çekirdek kadro olarak kendi aramızda çok da iyi arkadaştık.”
 “İletişimin olduğu her yer bizim için ofisti ve verimli çalışabildiğimiz her saat bizim için iş saatiydi. Projelerimizde çalıştığımız arkadaşlarımıza uyum sağlamak için kimi zaman mesai saatlerine uysak da kendi halimizde çalışırken zaman ve mekan hiçbir zaman kısıtlayıcı olmadı. Disiplin ve istikrar her zaman başarılı sonuç verir ancak yaratıcı iş alanlarından söz ediyorsak hiçbir işe yaramaz.”

 “Şu anda yaptığımız işlere dışarıdan baktığım zaman, ‘aslında iş yapmıyor hobilerimle uğraşıyormuşum’ diye düşünüyorum.”
“Elektronik grubumuz, Türkiye’deki ilk yerli otomasyon sistemini hem yazılımsal hem de donanımsal olarak ortaya çıkaran ekip oldu. Şu anda Kocaeli Üniversitesi Araştırma Hastanesi, havalandırma otomasyonunu kritik mühendislerimize  teslim edilmiş durumda.”
“Kriz etkiledi. En çok da alacaklarımız gecikti. Kısmen hazırlıklıydık. Tedbirler aldık. Paniğe kapılmadık çünkü büyük gruplarla bağlantımıza güveniyorduk.”

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
5.00