Gençlik hakkımız söke söke alırız!
Kamu bütçesinde bir gence yıllık sadece 192 TL ayrılmasından karar alma süreçlerine yeterince katılamamaya kadar birçok konu Gençlik Kumpanyası treninde Anadolu’ya anlatıldı…
Canberk BEYGOVAcanberkbeygova@gmail.com
Geçtiğimiz ağustosta 45 genç, gençliğin haklarını halka anlatmak ve bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla Ankara-Kayseri-Sivas-Malatya-Diyarbakır hattında 10 gün geçirmek üzere trenle yola çıktı. Organizasyonu da “Gençlik Kumpanyası” diye vaftiz ettiler. Onlardan biri de Aynur Özlem’di. Aynur, Bilkent Üniversitesi Bankacılık Finans Bölümü’nde ikinci sınıf öğrencisi. Aynı zamanda TOG üyesi ve Gençlik Kumpanyası’nın proje koordinatörü. Onunla Gençlik Kumpanyası, gençlik çalışmaları ve gelecek planları üzerine konuştuk.
“Gençlik Hakları ve Toplumsal Barış” temalı bir konsepti belirlerken neler amaçladınız, yola çıkış amacınız neydi?
Toplum Gönüllüleri Bilkent grubu olarak yeni bir proje yapalım dedik ve ortaya özne olarak kendimizi, gençliği koyduk. Uzun sohbetler neticesinde gençlik haklarında tıkandığımızı fark ettik. Gençliğin maruz kaldığı çok fazla hak ihlali vardı ve kimse bu konuda bir şey yapmıyordu. Daha kötüsü ne gençler ne de toplum yapılanların hak ihlali olduğunun bilincindeydi. Hal böyleyken dedik ki hak ihlalleri üzerinden yola çıkalım, konuyla ilgili bir farkındalık yaratınca da haklarımızı anlatalım ve mümkünse bunu bir adım öteye taşıyıp haklarımızın geliştirilmesi konusunda girişimci olalım. Ayrıca anayasamızın bizden bahseden tek maddesi olan 58. maddeye göre gençler kuşkulanılan, zararlı olabilecek bir grup. Kısacası hem bu etiketimizden kurtulacak hem de gerçekten bizi de birebir rahatsız eden savaşa, şiddete karşı çıkacaktık.
Gençlik Hakları’ndan neler anlıyorsunuz? Henüz eksik olan neler var sizce?
Gençlik hakları deyince eğitim, sağlık, örgütlenme, barınma, ulaşım, karar alma mekanizmalarına katılım gibi temel haklar üzerinden gittik ekip olarak. Tabii bu sağlıklı gençlerin bile bu haklara erişimi tam değilken; engelli, madde bağımlısı gençler için durumun daha vahim olduğu gibi bir gerçek var ortada. Eksik olan çok şey var ve biz gençler olarak bu eksikliklerin tamamlanmasında hatta geliştirilmesinde aktif rol üstlenmek istiyoruz. Örneğin kendi ilimizde aldığımız öğrenci pasosu diğer illerde geçmiyor, oysaki öğrenci indiriminden faydalanabilmek için öğrenci kartımızın yeterli olması gerek. Karar alma mekanizmalarına aktif olarak katılamıyoruz, varlığımızı sadece göstermelik olarak destekliyorlar. Öğrenci konseyleri üniversite yönetiminde söz sahibi olamıyor, pek çok sivil toplum örgütü üniversitelere dâhil olamıyor, gençlerin örgütlenmesinin önüne pek çok engel konuyor, gençlerin eşit fırsatlarla kaliteli eğitime ulaşabilmeleri mümkün olmuyor. Bu liste uzayıp buradan köye yol olurken, yarınlara umut bağlayanların da bugünlere yatırım yapma konusunda yol alması gerek.
Devlet bu hakların ne kadar farkında?
Kamu Harcamalarını İzleme Platformu raporuna göre, gençler eğitim harcamaları hariç tutulduğunda kamu harcamalarından GSYH’nin yalnızca binde 3’ü kadar pay alıyorlar. Lise ve yüksek öğretim harcamaları da işin içine katıldığında gençlere ayrılan pay yüzde 2’ye yükseliyor. Kamunun bir gence yönelik yaptığı ortalama yıllık harcama ise 192 lira düzeyinde. Üstelik bu harcamaların 2010–2011 döneminde daha da düşürülmesi planlanıyor. Bu sayılar 15–24 yaş aralığında, nüfusun yüzde 20’sini oluşturan 13.8 milyon gencin aslında Türkiye bütçesinde hiç dikkate alınmadığını gösteriyor.
Gençlik Kumpanyası’nın bu yolda katkısı nasıl oldu?
TOGBilkent ekibiyle farklı TOG örgütlenmelerinden toplam 15 kişilik bir organizasyon ekibi oluşturduk, Makedonya ve Kıbrıs katılımcısı dâhil olmak üzere coğrafi bölgeye göre pozitif ayrımcılık yaparak 30 genci Bilkent Üniversitesi’ne davet ettik. Gençlik hak ve hizmetleri, toplumsal barış içerikli atölyelerle katılımcıların kafasında neler yapabileceğimize dair fikirler oluşmasına katkı sağlayıp, sonrasında farklı sanat derneklerinden gelen hocalarımızla bu fikirleri sanata adapte ettik ve sokak performansları hazırladık.
Gençlik Hak ve Hizmetleri kitapçığı dağıttık.
Sence bu organizasyon sana neler kattı?
Altı gün süren tren yolculuğumuz boyunca farklı kültürleri tanıdık, farklı dildeki türküleri bu trende beraber seslendirdik, önyargılarımızı bu trende yıktık. Medyanın doğuya, doğu insanına dair pek çok şeyi yanlış yansıttığını gördük, ortak amaçların insanları nasıl birbirine kenetlediğini tecrübe ettik.
Devamı gelecek mi? Ya da gelecek için başka ne gibi projeleriniz var?
Önümüzdeki yaz için Ulusal Ajans’ın Gençlik Programları dâhilinde “Gençler ve Gençlik Politikalarından Sorumlu Olanlar İçin Toplantı” programı çerçevesinde uluslar arası bir gençlik konferansı düzenlemeyi hedefliyoruz.
Gönüllü eğitmen olacak
Aynur Özlem’in gelecek planları arasında ulusal ve uluslararası platformlarda sivil toplum alanında çalışmak, sonrasında bu alanda gönüllü eğitmenlik yapmak var.
Önümüzdeki yıl Erasmus programıyla Fransa’ya gidip yurtdışındaki gençlik ve sivil toplum çalışmalarını yakından izlemeyi hedefliyor.
Öte yandan akademisyen olarak kariyer yapmayı ve profesör olmayı planlıyor.



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin