Hadi Demet kırma şu çocuğu!
Reklam filminde Demet Akalın’ı hamburgerciye götürmek için dil döken M.Ü. Edebiyat Fakültesi öğrencisi Mehmet Şeker, Semaver Kumpanya’nın gedikli oyuncularından olma yolunda…
işte genç – 22.03.10Canberk BEYGOVA
Okan Bayülgen’in gençken yapılması gerekenleri dış ses olarak buyurduğu reklam filmini hatırlarsınız, unutmamışsınızdır çünkü Demet Akalın da oynuyordu. Demet Akalın olmaktan daha önemlisi Demet Akalın’ı yemeğe çıkarmaktır, bunu hem de hamburgerciye götürerek başaran “Osman” da Marmara Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okuyan bir genç: Mehmet Şeker. Şeker aynı zamanda Semaver Kumpanya’da oyuncu ve tek kişilik bir oyun sahneye koyuyor. Şeker’le nam-ı diğer Demet’i ayartan Osman’la hem oyunculuğunu hem de filmin perde arkasını konuştuk.
Nasıl atıldın sahneye? Herhangi bir kurs veya eğitimle mi başladı yoksa "Ben bunu yapmak istiyorum, yardımcı olun" diyerek mi çıktın hocalarının karşısına?
Lisede tiyatro kolundayken iyi oyunlar çıkarıyorduk. Pek çok okula göre şanslıydık, kendi sahnemiz vardı. Okul yönetimi yönetmenlerle anlaşıyordu. Her yıl bir oyun çıkarır, bunu yarışmalar ve festivallerde oynardık. Son sınıfta olmam ve ÖSS’nin yaklaşması yüzünden çevremdeki hemen hemen herkes tiyatroya ara vermem gerektiğini söyledi ama yapamadım, devam ettim. O dönem “Semaver Kumpanya”dan Volkan Sarıöz’le oyun sahneledik Vefa Lisesi’nde. Yaptığım en profesyonel - amatör oyundu bu. Festivallere katıldık. Bu da bendeki tiyatro tutkusunu daha da arttırdı. Yani lise dönemim tiyatro açısından benim için oldukça faydalı ve verimli geçti. Semaver Kumpanya’yı duymuş, oyunlarından birkaçını da izlemiştim. Volkan Hoca sayesinde orada eğitim verildiğini de öğrendim. O yaz Semaver Kumpanya’da eğitime başladım. İki oyun sahneye koyduk. Şuanda da Semaver Kumpanya’da eğitimime ve oyunculuğa devam ediyorum.
İlk rolünü ne zaman kaptın?
Profesyonel anlamda ilk rolümü Semaver’de aldım. Bir gün atölyedeki çalışmadan sonra Volkan Hoca benden J.D.Salinger’ın “Çavdar Tarlasında Çocuklar” romanını okumamı istedi. Onu sahneye koyabileceğimizi söyledi. Romanı iki günde okudum. Beni çok etkiledi. Holden’ı sahnede insanlara anlatabilmeyi çok istedim. Ben de 201 sayfalık romanı bir haftada ezberledim. Bir tutkunuz varsa, hikaye anlatmak istiyorsanız önünüzde hiçbir engel olmaz. Volkan Hoca’ya ezberlediğimi söyledim. O da sahnede benden tüm kitabı beş saat aralıksız dinledi. Bitirdikten sonra ‘Yarın provalara başlıyoruz’ dedi. Ve arkası da çorap söküğü gibi geldi.
Oyun nasıl gidiyor?
İyi gidiyor. “Çavdar Tarlasında Çocuklar” benim için bir dönüm noktası. Öncelikle muhteşem bir hikaye. Hepimizin içinde bir Holden Caulfield var. Zaten hikayeyi ilk okuduğumda oynamayı bu kadar istememin nedeni de kendime çok yakın bulmam. Ben tiyatroyu derdimi anlatmak için seçtim, ancak bu yolla kendimi en iyi biçimde ifade edebiliyorum. Bunu başka bir araçla yapabilseydim onu seçerdim. “Çavdar Tarlasında Çocuklar” da derdimi anlatabilmek için bir araçtı. Bu yüzden oyun çok iyi gidiyor. Ayrıca çeşitli festivallerde ve Semaver’de oynamaya devam edeceğim. Özellikle gençlik ve üniversite festivallerinde oynamak istiyorum. Çünkü bu hikayenin herkese hitap etmesinin yanında biz gençlere daha çok şey anlattığını düşünüyorum.
Peki bir yandan okul da varken nasıl gidiyor? Bir koltukta iki karpuz taşıyorsun bir yerde.
Kolay olduğunu söyleyemem fakat bir şeyi gerçekten istediğinizde önünüzde hiçbir engel duramıyor. Yorucu oluyor, kendinize zaman ayıramıyorsunuz. İkisini de aynı anda götürdüğüm için tempomu ona göre ayarlıyorum. Ama bu durumdan memnunum, sonuçta istediğim her şeyi yapabiliyorum. ‘İnsan ürettiği sürece vardır’ sözünü her zaman aklımın bir köşesinde tutarım. Bu yüzden yorucu olsa da halimden şikayetçi değilim. Umarım bu yoğunluk devam eder.
Turkcell'in reklam filmi nasıl denk geldi, nasıl bir süreç geçti?
Tiyatroyla ilgilenmeye başladıktan sonra çeşitli televizyon işleri teklif edildi. Fakat bunun için erken olduğunu düşündüm. Zaten benim için öncelik tiyatro ve bu yöndeki eğitimim. Tiyatro bambaşka bir şey. Televizyonsa bir oyuncunun geçimini sürdürmek için yaptığı bir iş. Turkcell reklamı teklifi bana geldi görüşmeye gittim. Ondan önce de birkaç TV işinde çalışmıştım. Görüşme ve birkaç deneme çekiminden sonra Turkcell reklamı için seçildim.
Bir seri mi o? Gençken yapacaklarımızı böyle tek tek öğretecek misin bize?
Aslında bir kampanya çerçevesinde bir kaç reklam. Benim oynadığım film kampanyanın ana reklamıydı.
Hedeflerin, hayallerin neler? İlk yapacağın ne olacak bu aralar?
Hedefim iyi bir oyuncu olmak, oyunculuk için eğitimimi almaya devam etmeyi düşünüyorum. İlerde sinemada da yer almayı düşünüyorum. Sinemanın ayrı bir gerçekliği var. Kısa ve orta metrajlı filmlerde oynuyorum. Festivallere gidiyorum bu film ve tiyatro oyunlarıyla. Bunun sayesinde pek çok insanla tanışıyorum. Hedefim ilerde kendi tiyatromu da kurmak. Kendi hikayelerimi anlatmayı hayal ediyorum. Kim bilir belki bunu başarabilirim ama buna daha çok var o yüzden anı yaşıyorum ve en iyi biçimde değerlendirmeye çalışıyorum. Birkaç kısa film var, o filmlerle festivallere katılacağım. Zaten bundan önce birkaç ödülüm var bu filmlerden. Umarım bu devam eder. Ayrıca oyunlarıma da devam edeceğim. Ne kadar çok insana ulaşabilirsem o kadar mutlu olurum. Çünkü insanlara siz ulaşmalısınız, beklememelisiniz. Ancak böyle sanatın amacına gerçekten ulaşabilirsiniz.
Erkek erkeğe konuşalım: Demet Akalın?
Reklam çekimleri zorlu oluyor. Sonuçta kısa sürede ve etkili bir biçimde işi bitirmeniz gerekiyor. O yüzden Demet Hanım’la pek konuşamadık. Fırsatımız olmadı ama konuştuğum kadarıyla iyi biri. Çekici bir bayan. Ama bir insan hakkından konuşabilmek için onu iyi tanımak gerektiğini düşünüyorum, bunun için de pek fırsatım olmadı, bir şey söyleyemeyeceğim.



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin