Özge Sarıkadılar: ÖSS meydan muharebesi!
90’larda muhteşem Türkçe öğretmeni Feyza Hepçilingirler’den özel ders almak gerçekten çok havalı bir durumdu. Ben de bu havalı durumdan nasibimi alıyorum.
iste genç – 11.05.09
Özge Sarıkadılar
ozge.sarikadilar@turkuvazdergi.com.tr
90’larda muhteşem Türkçe öğretmeni Feyza Hepçilingirler’den özel ders almak gerçekten çok havalı bir durumdu. Ben de bu havalı durumdan nasibimi alıyorum. Kendisi neredeyse o zamanların popüler grubu Europe kadar meşhur. Herkes birbirine kendi alanında uzman bilmem kim hocadan ders alıyorum diye hava atıyor. Benim derdim ise bambaşka. Üniversite sınavında Türkçe netlerimi artırmak. 10 ders alsam Türkçe dilbilgisi sorununu çözüp kendimi Hakkı Devrim ilan edeceğim. Hedefim ise Boğaziçi Mütercim Tercümanlık bölümüne kapağı atabilmek. Bu arada babam bu fikrime şiddetle karşı çıkıyor. O benim İzmir’de bir üniversiteye girmem konusunda ısrarcı davranıyor. Baba ocağından çıkıp mikrodalga fırın kıvamındaki İstanbul’a gitmeme bir türlü razı olmuyor. Ben ise o mikrodalga fırına girme, yüksek derecede kaynayıp taşan süte dönüşme peşindeyim. Evde büyük kavgalar kopuyor, zavallı annem arabuluculuk görevini üstleniyor. Formları doldurup gönderme vakti geldiğinde ise bir tane bile İzmir yazmıyorum. Ana kuzusu kurda dönüşüyor ve bütün tercihlerimi İstanbul ve Ankara’dan yana yapıyorum. Babam anneme ”Senin inatçı kızın bildiğini okuyor ama hiç endişelenmiyorum nasıl olsa kazanamaz “diyor. Tipik, iyi bir şey yaptığınızda babanızın, kötü bir şey yaptığınızda ise annenizin kızı olma sendromu. Başucumda cazır cuzur eden küçük radyom, gece 12’de yayını sona eren TRT3 eşliğinde testleri çözmeye devam ediyorum. Europe’un “Final Countdown” şarkısı radyoda çalıp duruyor ve benim içinde bulunduğum durumu iki kelimeyle özetliyor. Sonunda nane şekerleri ve yumuşak uçlu kurşun kalemlerim eşliğinde sınava giriyorum. En büyük endişem şıkları kaydırmak. Sınavdan büyük bir zafer edasıyla çıkıyorum. Ertesi gün gazetede yayınlanan sınav sonuçlarıyla kendi cevaplarımı karşılaştırıyorum. Türkçe ve İngilizce sorularında sıfır hata, sosyal de ise biraz çuvallamışım. Yaz tatilini sınav sonuçlarını bekleyerek geçiriyorum. Tabii bu arada bisiklete binerek muz ve Sarella kombinasyonunun bana bıraktığı koca popo ve kalın bel mirasımdan kurtulmaya çalışıyorum. Sınav sonuçlarının açıklanmasına bir gün kala sitenin içinde volta atmaktan 2 kilo daha veriyorum. O zaman internet falan yok, sonuçları ancak gazetelerden öğrenebiliyorsunuz. Sınav sonuçlarını önceden öğrenmenin en pratik yolu ise yüksek mevkideki tanıdıklarınızı aramak. Annem direk çocukluk arkadaşı Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ü arıyor. Ve müjdeli haber Ertuğrul Amca’dan geliyor. “Tebrikler, kızın Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili Edebiyatını kazanmış.” Ben, ikinci tercihimi kazanmanın heyecanıyla bayılırken, babamın gözünde anında “İşte benim kızım” oluyorum.



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin