Emre Aköz: Aldatma oyunları
Geçen gün bir üniversitede konuşma yapıyordum. Anayasa değişiklikleriyle başladık. Salon biraz uyuklamaya başladı.
Derken CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın istifa etmesine yol açan gizli kamera olayına geçince millet uyandı.
Sokaktaki insan için tadından yenmez bir konu bu. Ne ararsan var içinde: Erkek, kadın, siyaset, aldatma, komplo, siyasete müdahale… Sabahtan akşama kadar tartış sonu gelmez.
Derken soru-cevap bölümüne geçtik. Bir arkadaş aldatmanın dinsel açıdan günah olduğunu söyledi.
Ben de “Bu konuyu kavramak için dine ihtiyacımız yok. Din, olsa olsa, rahatsızlığı daha da güçlendiren bir olgudur” dedim.
Kastettiğim şuydu:
Bütün insan topluluklarında aldatma karşıtı tepkiler ve tedbirler geliştirilmiştir.
Örneğin Amazon ormanlarında yaşayan, “beyaz adamla” daha birkaç yıl önce tanışmış, kimi küçük kabilelerde “din kurumu” olmayabiliyor.
Tanrı inancı yok… Tapınak yok… Dini törenler yok… Din adamı yok… Yazı olmadığı için, kutsal kitap zaten yok!
Misyonerler bu kabileleri Hıristiyanlaştırmak için çok uğraştı ama genelde başarılı olamadılar.
Dini öğretiler ilgilerini çekmiyor, hatta gülünç buluyorlardı.
Misyonerlere şöyle sorular yöneltiyorlardı:
“Ne? Ne? İsa göğe mi çıkmış? Nasıl yani? Kuş gibi mi? Her kuş yorulunca bir dala konar; peki İsa nereye konmuş?”
Evet o kabilelerde din kurumu yok ama evlilik kurumu var. Kim kimin eşi belli…
Evlilik olduğu için de “aldatma” da var: Dünyanın tüm toplumlarında olduğu gibi, o kabilelerde de aldatma huzursuzluk yaratıyor. Kavgalar çıkıyor, karı kocalar birbirlerinden ayrılıyor, bazen araya birileri giriyor.
İşte dine başvurmak gerekmez dediğim bu: Kadın erkek arasındaki aldatma meselesi, din olmadan da sorun yaratıyor.
Din ise zaten var olan bir durumu, bir huzursuzluğu daha da güçlendiriyor.
Hatta daha da ötesi var:
Bazı hayvanlarda, örneğin bir primat türü olan Bonobo’larda aldatmaya rastlıyoruz.
Aynı insanlarda olduğu gibi Bonobo erkekleri ve dişileri kaçamaklar yapıyor.
Fırsatını bulan, eşinden kaçıp bir çalının ardında iş pişiriyor.
Peki, yakalanırlarsa ne oluyor?
Tahmin edeceğiniz şeyler: Kavga, gürültü, ittirmece, çekiştirmece, ısırmaca…
Demek istediğim şu: Aldatma hayatın bir parçası. Onunla yüzleşmeye hazır olun.
(Emre Aköz – 17.05.10)



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin