Nurettin Özdoğan: Foto‘tecrübe’kopi
“Ne olacak benim bu halim yahu? Bir baltaya sap olamayacak mıyım? Şirketler tecrübeli eleman arıyor. Benim tecrübem yok. İş vermezseniz biz nasıl tecrübe kazanalım ki? Annemizin karnında tecrübe kazanacak değiliz ya!”
işte genç – 18.05.09
Nurettin ÖZDOĞAN
nurettin@kariyergenc.com
“Ne olacak benim bu halim yahu? Bir baltaya sap olamayacak mıyım? Şirketler tecrübeli eleman arıyor. Benim tecrübem yok. İş vermezseniz biz nasıl tecrübe kazanalım ki? Annemizin karnında tecrübe kazanacak değiliz ya!”
Mezuniyete yakın bir zamanda biz üniversite öğrencilerini etkisi altına alan psikoloji türünün basit bir örneği. Kimine göre “sudan çıkmış balık” psikolojisi. Şimdi bu psikolojiye sahip arkadaşlarda görülen belli başlı semptomlardan bahsetmek vardı ya neyse. (Ben de bunu yaşadığım için konuya hâkimim.)
Okurken bir yandan çalışma kültürü Türkiye’de pek yaygın değil. Evet, yeteri kadar iş fırsatı olmayabilir ancak ben bunu biraz da aile baskısına bağlıyorum. Çünkü anne babalarımız sağ olsunlar şu düşünceye fazlasıyla kendilerini kaptırıyor: “Aman benim oğlum/kızım dersine çalışsın. Ben onun okuması için varımı yoğumu satarım. Evladımı okurken çalışmaya muhtaç bırakırsam ne derler bana…” Ailelerimiz iyi niyetli düşünse de bu düşünceyle biz gençleri atalete sürüklüyorlar.
Aramızda kalsın ama insan kaynakları yöneticilerinin en çok güldüğü laf: “İş vermezseniz biz nasıl tecrübe kazanalım ki?” Üniversite yılları sadece yoklamaya imza atmakla ya da Fotokopici Necmi Abi’den ders notları toplamakla geçmemeli. Üniversite yılları tecrübe kazanmak için en ideal zamanlar. Son birkaç yıldır şirketlerin insan kaynakları yöneticilerinden en çok işittiğim söz bunlar oluyor arkadaşlar.
Hadi okurken çalışma olayını geçtim, ya staj mevzusu? Fotokopi makinesinin inceliklerini öğrendiğimiz ya da yaz işkencesi olarak nitelendirilen stajlardan bahsetmiyorum.
Büyük umutlarla staj yapacağımız şirkete girdik diyelim. Ama memnun değiliz. “Yanında staj yaptığım yöneticim benimle ilgilenmiyor. Bana hiç iş vermiyor. Ara sıra fotokopi çektiriyor hepsi o kadar…” dertlenmeleri de artık sökmüyor. Yöneticimiz iş vermiyorsa “İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü” prensibinden yararlanarak kendisinden iş isteyebiliriz. (Çoğu zaman bu taktik tutuyor.)
Yazacak daha çok şey var ama yerim bitti yahu: Ünlü Fransız reklamcı Jacques Seguela’nın sözünü biraz değiştirirsek, “Anneme staj yaptığımı söylemeyin, o beni kantinde arkadaşlarıyla oturan bir öğrenci sanıyor…”



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin