Ana Sayfa | İş'te Genç Yazarlar | Nurettin Özdoğan: Hayatını Google’da arayan adamlar listesi

Bölümler


Nurettin Özdoğan: Hayatını Google’da arayan adamlar listesi

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Nurettin Özdoğan: Hayatını Google’da arayan adamlar listesi

Başarılı bir iş, özelikle sosyal medya sayesinde daha çok insana ulaşıyor. İlla başarılı bir iş çıkartmak da şart değil.

Efendim, bizim arkadaşlardan biri hadi isim de vereyim Faruk, Hukuk Fakültesi’ni yeni bitirmiş, Bilişim Hukuku konusunda uzmanlaşmak istiyor. (Bu benim arkadaşlar da olmasa yazacak bir şey bulamayacağım yahu.)

Türkiye’de Bilişim Hukuku denilince akla gelen ilk isimlerden olan Gökhan Ahi’nin yanında çalışmayı hayal eder Faruk. Ulaşmaya çalışır, ancak bir türlü ulaşamaz. Bu noktada arkadaşları Ömer ve Nihat ile otururken akıllarına basit, matrak ama dâhiyane bir fikir gelir. Faruk’u tanıtacak bir site,  yani gokhanahibeniisealsana.com sitesini açmaya karar verirler.

Bu site blog tarzında üç sayfadan oluşur: “Ben kimim, neden beni işe almalısın ve Tamam mı devam mı?” Site oluşturulduktan sonra ilk iş birkaç dolara Google’dan reklam satın almak oluyor. Maksat, “Gökhan Ahi” diye aratıldığında ilk sıralarda Faruk’un sitesi çıksın. Tabii bir de bunu Gökhan Ahi’ye duyurmak var. Bunu nasıl yapıyor dersiniz?

Gökhan Ahi’ye yakın olan arkadaşlarını, iş arkadaşlarını buluyor; sosyal ağlar sağ olsun. Onlardan Google’da “Gökhan Ahi” yazmalarını istiyor. Bu Gökhan Ahi tarafından duyuluyor ve Faruk’u iş görüşmesine çağırıyor. Tabii Faruk iş görüşmesine gitmiyor; o ayrı bir olay. “Abi manyak mısın, çok istiyordun neden gitmedin?” diye sorduğumuzda “Planlarım değişti” diye cevap veriyor Faruk. Güler misin ağlar mısın…

Demek istiyorum ki arkadaşlar internet sayesinde hele ki yüce Google sayesinde fark edilmek eskiye oranla daha kolay. Birilerine ulaşarak derdini anlatmanın daha fazla yolu var artık.

Başarılı bir iş, özelikle sosyal medya sayesinde daha çok insana ulaşıyor. İlla başarılı bir iş çıkartmak da şart değil. Yazdığınız bir yazı ya da ilgi alanınızla alakalı bir blog beğenildiğinde paylaşılıyor, birileri tarafından link veriliyor. Bunun tam tersi de geçerli, bu yüzden mesela markalar dijital dünyada doğru mesajları vermek için canla başla çalışıyorlar.

İnternet ortamında mesajlarımıza, yaptığımız konuşmalara, yorumlara ve tavırlara artık her geçen gün daha da dikkat etmek zorundayız. Zira artık ilk intiba denilen şey Google’da isminizin arandığı saniye başlıyor.

 “Benim ilk bilgisayarım Commodore 64 oldu” diye söze başlayan arkadaşlarım bugün ellerinde Iphone, Taksim’de turluyorlar. “En iyi ıslak hamburgeri nerede yiyebilirim?” sorusunu Google Amca’ya soruyorlar. Bozcaada Polente Feneri’nin tarihçesini okuyup Twitter’dan “Hadi kanka yarın sabah Bozcaada’ya gidiyoruz” mesajı atan deli arkadaşlarım da var. İnternetten“Gökhan Ahi beni işe alsana” diyen Hukuk mezunu arkadaşım da…

 Artık otobüste, dolmuşta ya da metroda ilk görüşte aşık olan gençler aşk mektubu ve telefon numarası vermek yerine bir kağıda “Benim ismimi Google’da arat” diye not yazıp birbirlerine verecekler. Bu aralar fütürizme meraklıyım da ondan söyledim. 

(Nurettin Özdoğan – 09.11.09)
nurettin@kariyergenc.com

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
4.50