Yasemin Salih: Kariyerin merkezinde kim var?
Üniversiteler, sadece kaliteli eğitim vermek değil öğrencilerinin kariyerlerinden de sorumlu tutuluyor artık. Hatırlarsanız Amerika’da bir öğrenci mezun olduğu okula “buradan mezun oldum ama iş bulamadım” diye dava açmıştı.
Geçtiğimiz Nisan ayında New York’taki Monroe Üniversitesi’nden mezun olan Trina Thompson’un okulun mesleki gelişim bölümüne “yeterince rehberlik ve danışmanlık hizmeti vermedikleri” gerekçesiyle dava açması ülkenin gazetelerinde çarşaf çarşaf haber olmuştu. Bilgi teknolojileri bölümünden mezun olan Thompson, okulun iş bulmak konusunda kendisine yeterince yardımcı olmadığını belirterek bugüne kadar ödediği 70 bin dolarlık öğrenim parasını geri istemişti. Mahkemenin sonucu hakkında bilgimiz yok şimdilik. Ancak bunun Türkiye’de olduğunu düşünebiliyor musunuz?
Geçtiğimiz haziran ayında ben de geçmişi çok eski olmayan bir özel üniversitenin kariyer merkezini ziyaret etmiştim. İki kişiden oluşan ekip, geniş ama loş bir odada masaların üstünde duran sıra sıra dosyalar arasında öğrencilere staj yerleri sağlamaya çalışıyordu. Akademisyen değil, daha çok eğitim kurumlarında pazarlama geçmişine sahip kişilerdi bunlar. Ama oldukça dertliydiler. İsimlerinin yayınlanmasını istemiyorlar, tek sıkıntıları kariyer merkezlerinin sanıldığı kadar gençlik ve şirketleri bir araya getirmek işini kolay yapamadığının görülmesi. Bakın neler anlatıyorlar:
“Yaz dönemine giriyoruz. Öğrencilerimiz staj yapmak istiyor, bize başvuruyor. Biz de şirketlerle irtibata geçip, stajyer ihtiyaçlarını soruyoruz ve ayırabilecekleri kontenjanları öğreniyoruz. Bunun sonucunda da hangi şirkete kaç öğrenci gönderebileceğimizi belirliyoruz. Ancak hem şirketler hem de öğrencilerden öylesine bir kayıtsızlıkla karşılaşıyoruz ki elimiz kolumuz bağlı kalıyor. İşbirliği yaptığımız şirketler öyle küçük de değil, otomotiv sektörünün devleri var, inşaattan, dayanıklı tüketimden birçok önemli şirket var. İnsan kaynakları yetkilisinin onayıyla şirkete giden öğrencilerin karşılaştığı muamele çok şaşırtıcı. ‘Nereden çıktınız, tamam şuraya geç otur, şimdi sana iş yok’ gibi sözlerle karşılaşanlar da var, daha kötüsü ‘stajyerliğiniz onaylanmamış, biz böyle bir öğrenci istemedik’ diye geri gönderilenler de… Öğrenciler şaşkın, öfkeli kapımıza geliyorlar…
Öte yandan ayarlanan staj yerine hiç gitmeyen, gösterilen şirketi beğenmeyen, şirkette çalışacağı bölümü istemeyen, dudak büken öğrenciler de yok değil. Üstelik sayıları oldukça fazla…”
Bunlar bir kariyer merkezinde yaşanabilecek olağan durumlar mı bilmiyorum. Kesin olan bir şey var ki, bir şeyler ters gidiyor. Bir yanda mezun olmadan önce tecrübe edinmek isteyen gençler, diğer yanda genç yetenekleri daha mezuniyet öncesinde keşfedip yedekleme programına almak isteyen şirketler… İkisinin arasında kalan üniversitelerin kariyer merkezlerinin rolü bence hala tam olarak anlaşılabilmiş değil… Belki de Trina Thompson gibi beklentilerinin farkında olan, kurumlara sorumluluklarını hatırlatan gençlerin sayısı bizde de artmalı ve elbette arkalarında gençliğine güvenen bir sistem durmalı…
(Yasemin SALİH – 19.10.09)



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin