Emre Aköz: Kullanıcı dostu
Olay 1989’dan önce, yani Soğuk Savaş döneminde geçer. Amerikalı çift Moskova’yı gezmektedir… Bir ara erkek, saatini otelde unuttuğunu fark eder. Rastladığı Rus’a sorar. Elindeki bavulları yere koyan adam, bileğine bakıp saymaya başlar: “Saat 14:32… Nem oranı yüzde 63… 18 dakika sonra hafif bir kar yağışı başlayacak… Sizin dolar, sterlin karşısında bugün yüzde 1.1 değer kaybetmiş… vb.”
Amerikalı çift, bu ileri teknoloji karşısında hayranlıklarını dile getirince, “Evet, saat gerçekten harika” der adam, sonra da bavulları gösterir: “… ama pilleri ağır.”
Sovyet mühendisliğiyle dalga geçen bu fıkra, aynı zamanda ürünlerin kullanıcı dostu olması gerektiğini de vurgular.
Ne kadar faydalı olursa olsun, ne kadar çok bilgi verirse versin, öyle bir saati kim satın almak ister ki?
************
Sovyetler Birliği çoktan tarihe gömüldü. Ancak hem mühendislikte hem de diğer alanlarda kullanıcı dostu olmayan nice mal ve hizmet üretiliyor.
Basit bir örnek: Konferansa yetişmek üzere, bir üniversitenin ağaçlı, çimenli güzel bahçesindeki parke taşlı yolda hızlı hızlı yürüyoruz.
Yağmur çiselemekte. Ortalığı mis gibi toprak kokusu kaplamış. Tam, “hayat güzeldir” tadında laflar edecektik ki kadın arkadaş yakınmaya başladı.
Konferanstan sonra bir davete gideceği için topuklu ayakkabı giymişti ve parke taşlar üzerinde, hele o yağmurda yürümek işkence gibiydi.
Eminim, o yola parke taşı döşeyenler (herhalde “erkek” peyzaj mimarları) çok şık, çok estetik bir iş çıkardıklarını düşünüyordur.
Peki ya kullanım açısından? Kesinlikle “topuklu ayakkabı giyen kadınların dostu olamayan” bir yoldu.
Bir süre önce bacağımı sakatladığım için kendimden biliyorum: Kaldırımlar ve asfaltın kenarındaki su kanalları felaket. Ağır aksak yürümeye çalışırken ne badireler atlattığımı ben bilirim. Düşünün: Bağdat Caddesi böyleyse, başka yerler nasıl?
*****************
Hani geçen haftalarda iyi bir fikrin nasıl bulunacağına değinmiştik ya… Bence bir fikre ‘iyi’ denebilmesi için, mutlaka kullanıcı dostu da olması gerekir.
Son derece pratik ‘Windows’ fikri olmasaydı, bilgisayarlar böylesine yaygınlaşabilir miydi? Commodore 64 ile hayat geçer miydi?
Bu konuda daha da ileriye gidip şöyle diyebiliriz: Kendiniz de kullanıcı dostu olun!
Yani kim olursa olsun (patron, müşteri, arkadaş, sevgili) karşınızdaki insana gereksiz zorluklar çıkarmayın.
(Emre Aköz – 14.12.09)



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin