Nurettin Özdoğan: Mezun olmadan önce yapılması gereken 102 şey
Geçtiğimiz yıllarda David Freeman adında çılgın bir adam “Ölmeden Önce Yapılması Gereken 100 Şey” adında bir kitap daha doğrusu bir kitapçık yazmıştı.
İşin enteresan tarafı David Freeman bu kitabı yazdıktan kısa zaman sonra öldü. Ölümün ardından flaş haberleri geçen basın, hiç unutmuyorum aynen şu tabiri kullanmıştı. “Ölmeden önce yapması gereken 100 şey’i yapamadan öldü.” Hatta bunla ilgili polemikler çıkmıştı, David Freeman kesin kitapta yazdığı şeyleri yaptı, öyle öldü filan diye.
Adamın soyismi Freeman olduğu için kendisine ismine münhasır bir yazar sıfatını verebiliriz. David Freeman’ın kitabını okuduğum için birkaç örnek vereyim: İspanya’daki San Fermin Festivali’nde boğaların arasında koş… Şelale altında duş al… Güney Pasifik’te bungee jumping yap... Yani anlayacağınız listedeki şeyler bariz ölüm tehlikesi barındırıyor.
Ben de David Freeman’den esinlenerek yeni bir kitap projesine başlamak istiyorum ne zamandır. İsmi “Mezun olmadan önce yapılması gereken 102 şey” olacak. Önümüzdeki 10 yıl içinde bu kitabı yazıp üniversite gençliğine armağan etmek istiyorum.
Kitabın içeriği noktasında biraz ipucu vereyim siz sevgili okurlarıma. Mesela kitabın ilk bölümü üniversite hocalarıyla ilgili olacak. Bir üniversite öğrencisinin öğrenim boyunca muhakkak kıl kaptığı bir hocası vardır. Bir arkadaşım kıl kaptığı hocanın arabasını ve yazlığını ‘Satılık’ diye Internet’e koymuştu. Böyle bir maddeyi kitaba koyup koymama noktasında emin değilim.
Yanınıza hiçbir eşya almadan bir interrail biletiyle tüm Avrupa’yı gezme maddesini muhakkak koyacağım. Hatta bu konuyu derinlemesine yazacağıma emin olabilirsiniz. Örnein, her gittiğiniz Avrupa ülkesinde alışveriş yaparken “Öğrenciyim be abi indirim yapsana bana” tabirini kullanabilirsiniz.
Staj olayını tabii ki atlamayacağız. Farz edelim işe geç kaldınız. Ştajdaki yöneticinize annenizin imzaladığı bir mazeret kağıdını vermek super olabilir. Ya da “Bill Gates servetini dağıtıyormuş, bu e-postayı yollarsan adresine şu kadarlık bir çek gelecek” konulu mesajın altına “5 kuruşa sabah-akşam çalışıyorsunuz.” Diye bir mail atabilirsiniz tüm departmanınıza. Bu da oldukça eğlenceli olabilir. Tabi o şirkette hayatınız boyunca çalışamama riskini alabiliyorsanız…
Kitapta yurt olayına girip girmeme noktasında handikaplarım var. Zira bu konuda hiçbir deneyimim yok maalesef. Aklıma gelen tek şey, odalara göz yaşartıcı spreyi sıkıp sonra da içeridekilerin çıkışını kahkahalarla izlemek geliyor. Bu konuyu derinlemesine araştırıp daha önce yıllarca yurt deneyimi olan matrak bulduğum birkaç arkadaşımla röportaj yapmam gerekiyor sanırım.
Kitabı böyle matrak şeylerle doldurmam gerekiyor. Şurada şöyle staj yap, kariyerini şöyle ilerlet, kendini böyle geliştir desem kimse kitabın yüzüne bakmaz. Kariyer dediğimiz şey hayatın içinden birşeyler sunmalı insana…
(Nurettin Özdoğan – 26.04.10)



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin