İŞTE GENÇ: Nurettin Özdoğan: Sosyalleştiremediklerimizden misiniz? Nurettin Özdoğan: Sosyalleştiremediklerimizden misiniz? ================================================================================ editorb on 28 December, 2009 05:30:00 Efendim üniversite demek sosyal olmak demektir. Sizi bilmem ama bu benim tanımım. Tabii burada “Kime, neye göre birader?” diye sorusu olanlar çıkabilir. Olsun, canları sağ olsun. “Sosyal olmak”tan kastım gırgır şamata yapmak, gezip tozmak, kantinde langırt oynamak değil. Bir üniversitelinin hayatında bunlar da olmalı, ancak asıl anlatmaya çalıştığım sosyal bir şeyler yaparak üretmek. Üretirken alet çantamıza her geçen gün yeni bir şeyler eklemek. Eklerken kendimizi keşfetmek. Keşfederken de bir taraftan keyif almak. Şundan eminim, şirketlerin aradığı iyi bir dereceyle mezun olmak değil artık. Hatta bu çoğunun umurunda bile değil. Doğru soru şu: Üniversite hayatınız boyunca o iki ya da dört yılı nasıl değerlendirdiniz? Sosyal olarak bir şeyler üretmek duygusal zekâ’yla alakalı bir şey. Yarının başarılı insanları duygusal zekâsı en yüksek olanlardan oluşacak. İş hayatını bir tarafa bırakıyorum, artık biz gençler daha anlamlı şeylerin peşinde olmamız gerektiğini düşünüyoruz. İşte bu noktada karşımıza bir kavram çıkıyor: “Sosyal girişimci”. Sosyal girişimciler toplumun en önemli sorunlarına yenilikçi çözüm yolları bulan insanlardır. Yine bence sosyal girişimci sıfatı en çok gençlere yakışıyor. Üniversite sosyal girişimciliğinin tam merkezi. Zaten bunun önemini anlayan bir Harvardi, Yale, Stanford Üniversitesi kendi sosyal girişimcilik enstitülerini kurmuş, öğrencilerine bu kavramı aşılıyor. Bizim üniversitelerimiz her zaman olduğu gibi bu konuda da geç kalmayı başardı. Ancak bir elin parmağını geçmeyecek genç liderlerin bu konuda büyük başarıları da yok değil. İşte bir örnek. Rodin Alper Bingöl. 1984 doğumlu. Engelleri Kaldır Hareketi’nin kurucusu. Engellilerin yaşamlarını kolaylaştıran çözümler üretmek için başlattığı hareket, bugün yüz binlerce kişi tarafından destekleniyor. (engellerikaldir.com) Selim Çavuş. O da 1984 doğumlu. Düşün Taşın Kulübü’nün kurucusu. “Kitap okuma günleri” oldukça ses getiren Düşün Taşın Kulübü, bugün binlerce genç tarafından takip ediliyor. Bu Selim’in ilk projesi değil. Daha önce Genç Birleşmiş Milletler organizasyonu ile 120 farklı ülkeden yüzlerce genci bir araya getirerek büyük bir iş başarmıştı. (dusuntasin.net) Ben sadece iki örnek verdim, gönül isterdi ki size yüzlerce örnek vereyim. Aslında sosyal girişimci olmak için inanın birçok fırsat var. Artık bazı şirketler bile bunu destekliyor. Mesela Coca Cola’nın Hayata Artı programı sosyal girişimci yetiştirmeyi bir misyon edinmiş. (hayataarti.org) Avrupa Birliği, Dünya Bankası ve UNDP destekleri mevcut bu konuda. Bütün mesele ‘inanmak’la ilgili sanırım. Hiç kimse bahane bulmasın. “Kim bizi destekleyecek, ne fark edecek ki?” sorusunu hele hiç sormayın. Yapan yapıyor, denizyıldızı hikâyesindeki gibi “Bak onun için çok şey fark etti”. (Nurettin Özdoğan – 28.12.09) nurettin@kariyergenc.com