Ana Sayfa | İş'te Genç Yazarlar | Fazıl Oral: Sabır, öğretir...

Bölümler


Fazıl Oral: Sabır, öğretir...

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font

Başlığı görür görmez “bu da nereden çıktı şimdi, bilmedik birşey söyle” diyen olabilir. Amacım “büyük laf” etmek değil, çok duyup da anlamadıkladıklarımız, bize değmeden geçenlerden bir konu üzerine yazmak istedim sadece...

Çocukluğumdan bu yana pek rastladığım bir konudur...

Uzakdoğu felsefesi anlatan, çoğu da ironik biçimde Amerikan yapımı olan birçok filmde, bir türlü elindekilerden tatmin olamayan biri vardır. Yani “varlık içinde yokluk çeken” biri...

Ya da çevresine bir türlü “kendisini, varlığını gösteremeyen” biri...

Bir gün bir çekik gözlü bilge sayesinde “frene basmayı” öğrenir, başka bir deyişle yavaşladıkça hızlanmayı. Ancak tabi ki; tek öğrenme biçimi bu değildir, bir örneği tutturduk gidiyoruz, siz de lütfen izleyin...

Yavaşlayarak, yaşamın farkına varan biri olmaya doğru giden yolda kendine rastlar.

Şok...

“Sahici olma”nın ne anlama geldiğini, hızın aslında çelişkili biçimde “yavaşlatan” olduğunu görmesi, öğrenmesi yetmez, bir de sindirmesi gerekir ki; en zoru da budur. Filmi izlemesine izler ve yerine göre bilinçaltımıza bir iki mesaj da göndeririz.

Peki ya gerçekten harekete geçer miyiz?

işte burası en can alıcı kısmıdır işin, çoğunlukla bu safhada kalırız, hatta çakılı kalır, demir atarız.

Neden harekete geçmek, kalıpları kırmak, enerjiyi başka alanlarda kullanmak, yeni olanla baş etmek, zordur?

Neden, “muhteşem zekamız” yetmez, “olağanüstü becerilerimiz” işe yaramaz. Çok basit, çünkü yenidir üstelik biz bu alanda acemiyizdir. Başkalarının görüşlerinin “cehennem” olduğu yerde sıcakta yürümek zordur, ihtiyacımız olan “cesaret” ise “karanlık bir mağarada kış uykusunda”dır.

Ayrıca, sağırdır. Hem de ne sağır!

Peki “ustalık” nedir ki; tekrardan, bıkmadan denemekten ve usanmadan “aynıyı, başka yapma çabası”ndan başka.

Burasıdır, püf noktası...

Bizi bu yola sokan, başarabilmek ve öğrenip, içimizde iliklerimize kadar hissetmemizi sağlayan, “sağır” olan cesaretimizi “cin kulaklı” yapan ve bıkma seçeneğini unutturan Uzakdoğulu Usta’nın yaptıklarıdır.

Usta’nın yaptığı; özünde sadece güvenli ve kalıcı bir ilişki kurmaktır. Herkes yaşadığı bu deneyimi başka isim ve tariflerlerle anabilir. Ancak yapabilecek olanın sadece biz olduğumuzu, gücün sadece içimizde olduğunu buluncaya kadar, Usta bize “eziyet edermiş” gibi görünür. Sonunda sabrı, ızdırap değil üzerine binip gideceğimiz “sağlam bir kayık” olarak görüp “azgın nehir” olan yaşamın içine dalabiliriz. Artık Usta geri çekilmesini bilen bir tavırla, geride duran ve “el verdiği” çırağın mücadelesinde, usulca bizi kendi başımıza bırakır. Böylelikle sırası geldiğinde o da taşıdığı bayrağı başka bir “sabırsıza” devredecektir.
 
Akşemseddin olmadan nasıl Fatih Sultan Mehmet olunamıyorsa, liderlerin arkasında onları öğrenmeye, yapabileceklerine inandırmaya ve kendilerini gerçekleştirmeye yardım eden, moda deyimleri ile mentorları ve koçları vardır.  Bu yüzden, Usta önce duymanız gerekenleri söyler, bulmanız gerekenlerle yüzleşmenizi sağlar, deneyimini paylaşır. Tüm  bunları yaparken iki temel yaklaşım kullanır. Yeni ve bilinmedik konulara girer ve sürekli benzetmeler, fıkralar, kıssalar anlatarak öyküler yolu ile  deneyim aktarır.

Daha önce de vurguladığım gibi Usta’nın yaptığı; özünde sadece güvenli ve kalıcı bir ilişki kurmaktır.  Dolayısı ile lider doğmak diye, çok iddialı ve “özel bir gen varmış”casına efsaneler yaratırken, lider olmak uzun ve sabırlı bir yolda, deneyim kazanmaktan başka bir şey değildir.

Daha fazla detaya, daha bilimsel arka bahçeye diğer yazılarda girmek üzere...

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0