Nurettin Özdoğan: Şirketler nasıl bir yeni mezun arıyor?
“Seni arıyor!” gibi popülist söylemlerde bulunmaya hiç niyetim yok. Bu gibi konularda eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor!
10. sınıfta okuyan kardeşimin rehber öğretmeni anlatınca aklıma takıldı. Eskiden okulca pikniğe gittiğimiz zaman ne kadar da heyecanlanırdık. Rehber öğretmenin anlattığına göre şimdiki öğrenciler okulun organize ettiği piknikmiş, geziymiş, şuymuş buymuş bunlara katılmak istemiyormuş. Katılsalar bile laptop, Ipoda, Iphone’uyla falan geliyorlarmış. Bizim zamanımızda şöyleydi, böyleydi demeyi uzatacak yaşta değilim. Burada dikkat çekmek istediğim nokta beklentilerin ne kadar değiştiği.
Sadece öğrencilerin ya da gençlerin beklentileri değişmiyor. Bugün işverenlerin de yeni bir mezundan beklentisi farklı bir noktaya doğru gidiyor. Ve her geçen gün değişiyor. Eskiden hangi üniversiteden mezun olduğunuz ya da kaç ortalamayla okulu bitirdiğiniz kıstasken şimdi çok az şirketin umurunda olabiliyor.
Peki, bu şirketler yeni alacakları sıfır kilometre elemanları nasıl seçiyor? Bana üniversiteli arkadaşlardan en sık gelen soru bu. Aslında bunun net bir cevabı da yok. Zira yanıt şirketlerin istedikleri pozisyon ve şirket kültürüne göre değişiklik gösteriyor. Örneğin, pazarlama departmanı için aranılan bir elemanın kendini iyi ifade etmesi bir elzem. Ancak bu kriteri aynı şirketin üretim departmanı için aranılan yeni mezun bir mühendise uyarlamamız mümkün olmayabilir.
Sonda söyleyeceğime başta söyleyeyim. Bir kere lütfen arkadaşlar aman şu sertifikayı alırsam CV’me nasıl yakışır zihniyetinden uzaklaşalım. Alacağınız sertifikanın hayalinizdeki kariyere katkı sağlayacağına inanıyorsanız zaman ve para ayırın derim.
Sizleri kızdıracak bir şey söyleyeyim ama bana kızmayın. İşe alım yapan kişilerin CV’de ilk aradığı şey “Tecrübe”. Evet, evet tecrübe, ta kendisi. “Yahu biz daha yeni mezunuz, ne tecrübesi Allah aşkına?” deme şansımız da pek kalmıyor. Zira mülakat yapan kişinin soracağı ilk soru “Bu kadar yıl sadece okula gidip geldin, başka bir şey yapmadın mı?” oluyor. Artık okul dışında alet çantanıza neler eklerseniz… Bu staj olur, yarı zamanlı çalışma olur, üniversitede bir aktivite organizasyonu olur, ne olursa…
Artı buna “Ne istediğini bilmek”i ekleyin lütfen. İşe alım yöneticilerinin en çok şikayet ettiği şey, ne istediğini bilmeyen gençlerle iş görüşmesi yapmak. “Hangi şirkete iş başvurusu yaptıklarından bile bihaberler” diye sitemde bulunuyorlar. Ne istediğini bilmeyen adayların kendi şirketlerine bir yararı olacağını düşünmüyorlar çünkü.
Özgüven dersiniz potansiyel dersiniz, girişkenlik, askerliğini halletmiş olmak… Ne isterseniz sıralayabilirsiniz. Ama gerçek kriter pozisyon ve şirketin kurum kültürüne göre değişiyor. İşin temelinde “tecrübe artı ne istediğini bilmek” var, işte asıl istenilen budur.
(Nurettin Özdoğan -07.12.09)
nurettin@kariyergenc.com



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin