Nurettin Özdoğan: Torpil bulmanın püf noktaları
Bahar ayları geldi ya, havada aşk kokusu olduğu kadar staj kokusu da var. Staj başvuruları başladı. Millet, deli gibi torpil arıyor.
İş, aş, staj bulmak için illa dayının olması mı gerekiyor? Bu meseleyi irdelemek çok sıkıntı. Kasmayalım boşuna. “Sosyal meseleler yazıyla mazıyla çözülmez” tezimi burada da vurgulayarak hayata dair daha pratik bilgiler vereceğim.
İlk kural, anadan babadan torpilin yoksa kendi torpilini kendin oluştur. Nasım mı? Basbayağı kendiniz oluşturmalısınız. Hatta bugünden başlamanız gerekiyor. Zira iki yıl önce tanıştığınız bir kişi hiç ummadığınız bir anda sizin torpiliniz olabiliyor. İşte buna modern dünyanın torpili yani “referans” deniyor.
Bu bahsettiğim torpili bulmak için çevrenizde neler olup bitiyor, gözünüzü dört açmanız gerekiyor. İnternet, hadi biraz daha özelleştirelim Facebook saolsun. Artık bugün üniversitenizde, bulunduğunuz ilin ticaret odasında, belediyesinde ya da farklı platformlarında toplantılar, seminerler, konferanslar yapılıyor. Buralara iş dünyasından saygın isimler davet ediliyor. Hatta insanlar birbirleriyle kaynaşsın, iş yapsın, yetenekler keşfedilsin diye networking (iş ağları) toplantıları yapılıyor.
Katıldığınız bir etkinlik size farklı bir etkinliğin kapısını açıyor. Ayaküstü belki başka bir toplantıya davet edilebiliyorsunuz. Bu şekilde çevrenizi genişletebilir, iş hayatınız için doğru insanları bulabilirsiniz.
Belki ilk başta çekinebilirsiniz. Ama ben hiç kimseyi tanımıyorum diyebilirsiniz. Bir etkinlikte kendimi nasıl tanıtacağım, “bir genel müdürle nasıl tokalaşacağım” diye korkacaksınız. Hatta içinizden şunu bile geçireceksiniz: “Beni dinler mi?” Dinler abiciğim! Eğer bir iki cümlede zap yaptırmayacak birşey anlatırsanız bal gibi de dinler. Kendinizi rahatlatmak için şunu da yapabilirsiniz, bir etkinliğe katılacaksanız, bu etkinlikle ilgili ön bir araştırma yapın İnternet’ten, kimler katılıyor, içeriği nedir? Daha önce gidenlerle net üzerinden tanışmaya çalışın.
Size bir itirafta bulunayım mı? Bu satırların yazarı ilk işini torpille buldu. “Bu şirkete nasıl girebilirim?” diye düşünürken şirket yöneticilerinden birinin Lise 2’de bizim okulumuza geldiğini hatırladım. Ve adama aynen şöyle mail attım: “Bilmem hatırlar mısınız, bundan dört yıl önce bizim okulumuza gelmiştiniz, şimdi ben büyüdüm koca adam oldum” diye.
Saçmaydı ama işe yaradı. Kapıyı o açtı, sonradan kapıdan girmeyi becerdim sanırım. Lise 2’de okuyan tıfıl bir öğrenci olarak o yıllarda aklımın ucuna bile gelmemişti, birgün bu adam bana torpil yapacak şirketine gireceğim diye. Herneyse.
Ne diyorduk, güzel ülkemizde torpil müessesesi en gelişmiş müesseselerinin başında gelmektedir. Bir sonraki yazılarımızda torpil için gerekebilecek telefon numaralarını vermeyi planlıyoruz. Zira torpil vatandaşlık hakkıdır. Çaktırmayın.
(Nurettin Özdoğan – 12.04.10)



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin