Yasemin Salih: Kirlilik yaratmadan proje adamı ol
“Bir projen olsun isterse taştan olsun” gibi cümleler –hepsi değil ama- genelde uyulması durumunda faydalı olacak türden tavsiyeler grubuna giriyor. Birkaç arkadaş bir araya gelip, fırtına yarat sonra bunu ekonomik ya da sosyal anlamda fayda temeline oturt, bir yarışma gibi organizasyonda görücüye çıkar.
“Bir projen olsun isterse taştan olsun” gibi cümleler –hepsi değil ama- genelde uyulması durumunda faydalı olacak türden tavsiyeler grubuna giriyor. Birkaç arkadaş bir araya gelip, fırtına yarat sonra bunu ekonomik ya da sosyal anlamda fayda temeline oturt, bir yarışma gibi organizasyonda görücüye çıkar. Dikkat! Bunu yaparken “proje kirliliği”ne neden olmaktan kaçın. Çünkü bu proje, fikir aşamasından uygulanma yöntemine kadar her anlamda senin imzan, seni ifade edecek bir sembol olarak algılanacak. Örneğin CV’nde sadece yapılmış olsun diye duran bir örnek sana zarar verebilir. Ama bu ‘üretme şevki’ni kırmamalı… Bu projeler, hayatında ne yapmak istediğin konusunda da sana rol gösteren ip uçları içeriyor olabilir çünkü. Tıpkı İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Halil Şahin gibi.
Halil, okulun ilk gününden itibaren aktif, kelimenin tam anlamıyla “aksiyon adamı” olmuş. Bir yandan öğrencilik yaparken bir yandan da okulun bilgisayar laboratuarında çalışmış. Geçen aralık ayında TBMM’den çıkan bir kararla düzeni bozulmuş. Kararı hatırlayacaksınız, hani şu öğrencilerin çalışmasını engelleyen, part-time ya da dönemsel işlerde olmalarının önünü kesen karar… “Orada kendimi geliştiriyordum. Hayatımı etkileyecek bir engeldi bu karar” diyor Şahin. Birkaç arkadaşıyla “kovulduk.com” adıyla bir site açmış. Buradan kararın geri çekilmesiyle ilgili protestoları yönetmiş. Hatta bu çabaları, NTV kanalında bir programa konu bile olmuş. Nihayetinde karar üç ay sonra geri çekildi. Artık Halil’in bu sonuca ne kadar katkı yaptığına karar vermek size kalmış…
Halil’in faaliyetleri bu kadar da değil. 2007 yılında “birfikrinvarmi.com” adında bir yarışmaya katıldı. Bilkent Üniversitesi’nin düzenlediği yarışmaya, arkadaşıyla birlikte bir tür navigasyon projesi olan “Harita Projesi” sundu Halil. “Bu, uygulamada çok az maliyeti olan ama çok yararlı bir projeydi” diye anlatıyor çalışmasını. Proje, yarışmada dereceye giremedi. Ama bir yıl sonra büyük bir şirket, onun projesinin sadece küçük bir kısmını uygulayan başka bir çalışma başlattı.
Bu durum Halil’in girişimcilik damarını harekete geçirdi. Aile ve eş dosttan aldıkları parayla, iki arkadaş projelerini uygulamak üzere kolları sıvadı. Bazen okula ara verip geçici işlerde çalışarak ihtiyaç duydukları parayı denkleştirdiklerini söylüyor Halil. Ayda 300 dolar gibi bir para harcadıklarını da ekliyor.“İstanbul’daki 80 bin nokta, bu projenin içinde yer alıyor. Navigasyondan çok daha gelişmiş bir ürün” diye anlatıyor projesini. “Çok yakında bitecek” dediği çalışma, hayatının merkezinde şu anda.
Halil’in en büyük sıkıntısı ise üniversitesinden destek görmemek. “Projeyi ve bütün altyapıyı oluşturduk, okula götürüp destek istedik. “Bize ne faydası olacak? Sen matematik okuyorsun, onunla ilgili bir proje yap” dediler. “Bu okulda 400 kişi okuyor ama her yıl sadece 15 kişi mezun oluyor, bitirmek çok zor yani. Ben de projeye odaklandım” diye anlatıyor derdini.
Eminim Halil gibi daha birçok öğrenci var Türkiye’de. Canla başla bir şeyler yapmak istiyor, destek arıyorlar. İnandıkları hedefe tutunmuşlar ve vazgeçmiyorlar. Darısı herkesin başına…



del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin