İŞTE GENÇ: Yasemin Salih: Kısa bir ara! Yasemin Salih: Kısa bir ara! ================================================================================ editorb on 28 December, 2009 05:30:00 Bu ‘kısa ara’lara duruma göre ya pek heveslenir ya da kıl oluruz. Eğer zevkle çalıştığınız bir işi, tam hızını almış sürdürürken karşılaşırsanız, çok beğendiğiniz bir filmin en sürükleyici bölümünde ekranda birden ara verildiğini belirten bir yazı çıkarsa, şartlar yüzünden üstünde şevkle çalıştığınız bir projeye mecburi ara vermek zorunda kaldıysanız “kısa ara”lar size hiç bitmeyecekmiş gibi uzun gelir. Sinir olursunuz. Ama yoğun bir vize-final döneminin ardından, uykusuz gecelerin, kahve ve bilgi bombardımanına tutulmuş bünyelerin ertesinde “kısa ara” vereceğinizi bilmek müthiş motivasyon olur. Şimdi sınavlarla cebelleşen birçok öğrenci için durum bu. Sınavları yeni atlatmış olanlar ise sonsuz bir gevşeklik içinde sömestire yelken açıyor. Sömestir bizim için, ilk paragrafta belirttiğim tarzda karşılanıyor. Tam da 18’inci sayımızı bitirdik, her şey yolunda, okurlarla ilişkiler tıkırında derken bir sömestir çattı geldi. Yaklaşık bir buçuk ay boyunca, kampusların eski hareketli günlerine yeniden dönmesini bekleşeceğiz. Bu arada şubatta başlayacağımız yeni İşte Genç’ler için sizlerle iletişimi koparmayacağız elbette. Bu yüzden “biz buradayız, talepler, eleştiriler ve maillerinizi bekleriz” demeye gerek yok sanırım. Sizi bilmem ama ben her sömestir geldiğinde kapı-pencereyi kapatacak kadar kar yağsın isterdim. Nasıl yaz tatilinde aklıma deniz geliyorsa, kış tatilinde ellerimi hissetmeyinceye kadar sokaklarda dolaşmak, hiç bozulmamış karlara uzanmak, sıcak bir kafeye girip sahlep içmek geçer içimden. Burada yaşım ortaya çıkmasın diye “bizim zamanımızda” gibi cümleler kurmak istemiyorum ama kar keyfini artık bu denli yaşamak çok mümkün olmuyor maalesef. Şöyle küçük bir sömestri araştırması yaptım. Bakalım arkadaşların sömestir planları nasıl değişmiş diye… Ne buldum? Hiç. Yani hiçbir şey yapmayacaklar sonucu çıkmıyor buradan. Planlarda değişiklik yok demek istiyorum. Ailesi başka şehirlerde olanlar şimdiden rezervasyon yapmış, Anadolu’nun çeşitli illerine yolculuk hayali kuruyor. Anne yemekleri, alışılan ve özlenen rahat evler sömestir denilince hala ilk akla gelen tatil seçeneği. E bir de masraf kısmı var elbette. Malum kriz, koca bir tatili büyük şehirde geçirmek bu dönemde pek de iktisatlı bir tercih değil. İstanbul’da olanlar da tatilde vizyona giren filmlere dikmiş gözünü. Herkesin ilk aklına gelen Cem Yılmaz’ın Yahşi Batı’sı. Ne diyelim, şimdiden mutlu yıllar ve iyi tatiller (Yasemin Salih – 28.12.09)