İŞTE GENÇ: “Ücret önceliğiniz olmasın” “Ücret önceliğiniz olmasın” ================================================================================ İpek ALPKÖKİN on 01 June, 2009 08:30:00 01.06.09 Yüksek İrtifa’da bu kez de geçen yıl Türkiye pazarına giren online kariyer şirketi Monster’in Avrupa Gelişen Pazarlar Direktörü Güray Mert var. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Mert’le Güney Kampus Orta Kantin’de konuştuk. Sınav haftası olduğu için kantin de meydan gibi bomboştu. Yine de öğrenciler işe girme, Monster’in iş bulma konusunda nasıl yardımcı olacağı ve özellikle de iş başvurusu yaparken neleri göz önünde bulundurmaları gerektiğiyle ilgili soru yağmuruna tuttular Mert’i. Siz okurken çalıştınız mı? Neler yaptınız? Okulun ilk iki yılında, “notlarımı yüksek tutmam gerek” diye düşünüp bir hayli ders çalıştım. Ama son iki yıl çalıştım. Eczacıbaşı’nda yarı zamanlı çalıştım, bir de Türkiye’ye yatırım yapmak için gelen Avusturyalı bir işadamının asistanlığını yapmıştım. Bu tecrübeler size ne kattı? Bu ne yapmak istediğinize bağlı. Ben üçüncü sınıfta akademiysen olmayacağıma karar verdim. Kendi adıma kötü seçimler yapmadığımı düşünüyorum. Özellikle pazarlama alanında kariyer yapmak istediğimden, bu tecrübeler sırasında çok şey öğrendim. Size göre belli bir not ortalaması önemli mi? Örneğin 2.5 ortalama yeterli mi? Aslında bu da ne yapmak istediğinize bağlı. Sanırım en doğru yanıt şu: Ne istediğinize karar verip, buna göre zamanı kötü kullanmamak lazım. Ama siz yine de okulu dört yıllık vizyonda görmeyin. İlk işimizi ararken neleri göz önünde bulunduralım? İşle ilgili hem seçici hem de esnek olmak gerekiyor. Biz zaten bu bölümün öğrencileri olarak rekabetçi insanlarız. Ama belli yerlere gelmek için tek yol yok. Kriteriniz, yapmak istediğiniz işle ilgili size ne kadar sorumluluk verecekleri olmalı. Ne kadar para kazanırım ya da hayalimdeki o üç şirkete mutlaka girmem gerek gibi kendinizi sınırlamayın. Siz farklı bir yolu takip ederek de diğerlerinin önüne geçebilirsiniz. Çok farklı sektörler ve şirketler var. Asıl önemli olan ileriye bakabilmeniz. Şirketler için de böyle eleman formatları var mı? Biz gençlere de şirketlere de doğru yerlere doğru kriterlerle bakmalarını söylüyoruz. Gençler bunu daha çabuk anladı. İşverenlerin filtrelemeye dayalı yaklaşımları var. Ama biz diyoruz ki, “insanlar kendilerini farklı yollarla yetiştirebilirler”. İlle de Boğaziçi’nden mezun olmaları gerekmiyor. Buradan mezun olanların çok önüne geçebilen gençler de var. Sizler de belli şirketlere odaklanmayın. Gittiğinizde şirketlere kendinizi iyi anlatın. Artık sadece “Ben Boğaziçi mezunuyum” demek yetmiyor. Siz yeni mezunlarda ne arıyorsunuz? Bulunduğu yere, işe farklı bakabilen, yenilikçi ruha sahip gençler arıyoruz. Ama şu önemli, karar verirken yenilikçi, verildikten sonra hedefe odaklanan insanlar olmalı. Yapılan işe olumlu anlamda yenilik katanlardan olun. Bunu bir yeni mezunda nasıl anlarız diyeceksiniz. Bir kulüpte yaptığı proje, onu yapış biçimi, hayata geçirme yöntemi aslında önemli ip uçları verir. Nasıl adaylar için işveren markaları, en çalışmak istedikleri şirketler varsa, işverenler için de aday markaları var. Siz bir marka olarak işverenin gözünde ayrışmalısınız. Bunun belli formülü yok, farklılaşmak gerek. Vazgeçmeyin! Kriz nedeniyle daha az iş gücü talebi var. Bu nedenle yeni mezunlar askerlik ya da yüksek lisans gibi seçeneklere yöneliyorlar. Rakamlar cesaret kırıyor ama ekonomi durmuş değil. Şirketler ihtiyaçları için alım yapmaya devam ediyorlar. Özellikle yeni mezunlara krizde daha çok iş fırsatı var. Görüştüğümüz şirketlerin İK uzmanları, bu yıl maliyetleri düşürmek için yeni mezun talebini artırdıklarını ancak yeni mezunlardan gelen başvuru sayısının her yılkinden az olduğunu söylüyorlar. Bence inanmadığım yüksek lisans programına katılmaktansa, böyle bir iş deneyimi yaşamak daha anlamlı ve faydalı. Yeni mezunlar “başvurmamak” gibi bir yol izliyorlar. Unutmayın bilet almayana piyango çıkmaz. İlginç yerlerde ilginç fırsatlar çıkabilir. Koşullar belki daha farklı ama bu yıl kaybedilmiş değil. Yeni mezunlar için daha çok fırsat var. “Ücret konusunda sabırlı olun” İş başvurusunda pazarlık ederken, ücret en önemli kriteriniz olmasın. Bu konuda sabırlı olun derim. Bu yıl mezun olanlara özellikle söylüyorum: İş ve ücret konusunda esnek olun. Daha sonra zaten eğer o farkı yaratacak potansiyeliniz varsa, istediğiniz noktaya gelirsiniz. Önceliğiniz kendinizi geliştirmek olmalı. Ben olsam sorumluluk alacağım alanları bilmek isterdim. Elbette daha çok para alabiliyorsanız almayın demiyorum ama ücreti ön sıraya koymayın. Pazar koşullarını, çalışacağınız şirketin yerini görüp buna göre taleplerde bulunun. Yoksa gelişememe tuzağına düşersiniz. İki yıl sonra ayrıştığınız noktaları ortaya koyup yeniden pazarlık yapın.