İŞTE GENÇ: “Küçük risklerden zarar gelmez” “Küçük risklerden zarar gelmez” ================================================================================ editorb on 19 October, 2009 05:30:00 işte genç – 19.10.09 Janssen Cilag, ilaç sektöründe 10 yıllık bir geçmişe sahip. Johnson & Johnson’ın bir alt kuruluşu olan şirketin Türkiye’de hem pazarlama hem de Ar - Ge ekibi var. Ve sürekli bir büyüme hedefi söz konusu. Bunu da gençlerle yapmaya niyetli. Nereden mi biliyoruz, gidip gördük, kulağımızla duyduk da ondan… Hem de en yetkili ağızdan, Genel Müdürü Ayşe Çetinel’den aldık bu bilgileri… İlaç şirketinde kariyer yapmak planladığınız bir şey miydi? Hayır planlamıyordum… İstanbul Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği Bölümü’nü bitirdim. Ama mesleğimi hiç yapmadım. Her zaman pratik hayatın içine girmeye çalışmak gibi bir özelliğim vardı. Bir süre teknoloji alanında bir şeyler yapmayı denedim. Sistem analistliğinde mastır yapmaya başladım ama bu sırada hiç işletme bilmediğimi fark ettim ve mastırımı dondurup İşletme İktisadı Enstitüsü’nün bir yıllık işletme programını bitirdim. Kariyerinizde risk aldınız mı? Elbette. Mastır sonrasında P&G’ye başvurmuştum. Mülakata çağrıldığım. Devlet lisesinden mezun olduğum için İngilizcem çok iyi değildi. Arkadaşımla birlikte mülakatta sorulabilecek soruları çıkardık ve ben de bunların İngilizce yanıtlarını ezberledim. Gerçekten de yaklaşık aynı sorular çıktı ve kabul edildim. Tahmin etmediğim şey, P&G’nin benim yaşımda birini bu kadar işlerin içine çekip, sorumluluk verebileceğiydi. Sürekli yabancılarla görüşmek durumunda kaldım ama Allah’tan bir şekilde hızlı toparladım İngilizce öğrenme işini. Bu dezavantaj olarak da görülebilir? Olabilir. Burada gittiğiniz şirketin çalışma kültürü çok önemli. Size nasıl bir fırsat verecekler. Bence beni işlere bu kadar hızlı atmaları avantajdı. Orada yedi yıl çalıştım, muhasebeyi bana bağladılar. Sonra Johnson & Johnson finans müdürü arıyordu, bunu da bir fırsat olarak görüp 1996’da oraya geçiş yaptım. Zaten P&G’deydiniz, neden bu bir fırsattı? Bence iş değişikliği yapacaksanız yatay yapmamaya çalışın. Mutlaka daha iyi bir pozisyona geçmelisiniz. Eğer yatay geçiş şeklinde olacaksa da kendinizi geliştirebileceğiniz farklı bir bölüm gibi geçerli bir nedeni olmalı. Hala ilaç sektörü uzak görünüyor. Bu nasıl oldu? 98’de bir gün bir Belçikalı çantası elinde “Ben buraya ilaç şirketi kurmaya geldim” dedi. Bana da bu yeni şirkete geçmemi teklif ettiler. 2001 yılında genel müdürü oldum buranın ama hiç sıkılmadım çünkü şirket kendi içinde sürekli değişimler yaşıyor. Peki bize kariyer alanımızı nasıl belirleyeceğimiz konusunda tavsiyede bulunur musunuz? Bence mezun olana kadar ve sonrasında insan kendini tanımaya çalışıyor. Bunu ne kadar erken yaparsanız o kadar avantajlısınız. Biz iş başvurusu yaptığımız dönemlerde şirket bizi tanımaya çalışıyordu, bizim o şirkete uygun olup olmadığımız daha önemliydi. Şimdi şirketler kişinin kendini anlatmasına fırsat veriyorlar bir yandan da kendilerini adaya iyi anlatmak zorundalar. Siz de şirket size uygun mu değil mi diye bakıyorsunuz. O zaman bilinçli tercih yapmanız ve başarılı olmanız daha mümkün. (Öğrencilerden İlker) Benim ilaç pazarlamada bir staj tecrübem oldu. Çok rutin bir iş gibi geldi bana. Siz burada iş tatmini meselesini nasıl aşıyorsunuz? Haklısınız eğer aktif pazarlama kariyeri istiyorsanız ilaç şirketleri bunun için uygun ortam olmayabilir. Çünkü regülasyonlar çok fazla. Ama insanların hayatına dokunuyorsunuz ve sorumluluğunuz çok fazla. İnsan hayatının kalitesini artırdığınızı fark ettiğinizde iş sizi tatmin ediyor. Sattığınız ilaçlar bir kanserlinin hastalığa katlanmasını kolaylaştırıyor, bunları duymak sizi mutlu ediyor. Bir yeni mezun CV’sinde nelere bakıyorsunuz? Yabancı dil bilgisi ve hangi okuldan mezun olduğu önemli bizim için. Ama asıl benim görmek istediğim eğitimi sırasında kendine yaptığı yatırım. Bunun içinde yaz kampı, stajlar her şey olabilir… Önemli olan bunu CV’sine yansıtması. Örneğin profesyonel basketbol oynamış olması çok önemli, çünkü o ekibi çok iyi yönetebilir. Yeni mezunlardan hemen performans beklenmez zaten. Pazarlama bölümüne kimya mühendisleri alınıyor mu ya da bölüm önemli mi? Sizin branşınız çok önemli değil. Yetkinlikleriniz önemli. Stratejik düşünebiliyor musunuz, analiz yapabiliyor musunuz gibi becerileri dikkate alıyoruz. Örneğin İK direktörümüz mühendislik kökenli. Burada üretim geri planda görünüyor biraz. Ar-Ge’den gelenler ilaç şirketlerinde yükselebiliyor mu? Ben kariyerimin başından itibaren çok farklı ortamlardaydım. Doğrudur o pozisyonlar organizasyon oluşurken işin içinde çok görünmüyorlar. Ama bu kişilik özelliğinizle de alakalı. Ben her alanını merak ettim bu işin. Ama mutlaka böyle bir kişilik özelliğiniz olursa iyi kariyer yaparsınız gibi bir kural da yok. Belli bir alanda uzmanlaşmış kişilere de ihtiyaç var. Diyelim Ankara’da devletle ilişkileri yürütecek biri lazım. Burada finans kökenli analitik biri işe yaramaz. Sabırlı, politik, iletişimi güçlü, akıllı biri olmak durumunda. Bu şirkette gençlere nasıl bir kariyer fırsatı sunuluyor? Burada 10 yıllık bir ekip var. Performans ve yetenek yönetimi sistemi uygulanıyor. Uluslararası bir şirket olduğundan yurtdışında kariyer imkanı da sunuluyor. Yurt dışında bir iş çıktığında hemen yetenek havuzuna bakılıyor. Nasıl bir çalışma ortamı var? Hiyerarşinin çok hissedilmediği bir ortam yaratmaya çalıştık. Burada “fikrini paylaş” kutusu var. Yatırım planlarınız neler? Şirketin global Ar-Ge bütçesi 7.6 milyar dolar. Bu rakam dünyada ikinci sırada. Türkiye’de patenti alınmış ürünlerin klinik çalışmaları yapılıyor. Buradaki dataları yurtdışına veriyoruz. Orijinal ürün belli hastalar üzerinde deneniyor yani. Şu anda sekiz-dokuz kişilik bir ekip var. Bu ekibe yeni elemanlar alınacak. J. Cilag’ın uzmanlık alanları * Merkezi sinir sistemiyle ilgili şizofreni, epilepsi gibi hastalıkların tedavisi. * Kanser alanında güçlü ağrı kesicilerin üretim ve pazarlaması. * Şirket aşı üretiminde güçlü olan Amerikalı Crusell’i geçtiğimiz ay satın alarak uzmanlık alanını genişletti.